
JLPT N3 Kanji Listesi
387 kanji; Türkçe anlamları, on ve kun okunuşları, örnek kelimeleri ve bu listeye özgü çalışma notlarıyla.
N3 için bu sayfada 387 kanji var; N5 ve N4 ile birlikte birikim 640 civarına çıkar. Liste resmî değildir, çünkü JLPT 2010’dan beri kanji listesi yayımlamıyor; sayılar topluluk listelerine dayanan OpenJLPT veri setinden gelir. Kanjiler gazetede en sık geçenden en seyreğe doğru sıralandı, her birinin yanında Türkçe anlamı ve iki örnek kelime var. Haftada 40 kanjiyle listeyi yaklaşık 10 haftada bitirirsin, ama asıl iş örnek kelimeleri okuyabilmektir.
Bu listeyi nasıl kullanırsın?
Listeyi yukarıdan aşağı, örnek kelimeleriyle birlikte çalış. Kanjiler KANJIDIC2 sözlüğünün gazete sıklığı sırasına göre dizildi. İlk satırlardaki 政, 議, 民 gibi karakterler Japon basınında en sık geçen 2.500 kanjinin ilk 30’u içindedir. Listenin sonundaki beş kanji (僅, 戚, 拶, 溺, 籠) o sıralamaya hiç girmez. Yukarıdan başlarsan sınavda ve gündelik metinde karşına en çok çıkacak karakterleri önce öğrenirsin.
Tablonun sütunları şunları gösterir:
- On okunuşu: katakanayla yazılır; Çince kökenli okunuştur ve çoğunlukla iki kanjili kelimelerde kullanılır.
- Kun okunuşu: hiraganayla yazılır; Japonca kökenli okunuştur ve genelde kanji tek başına ya da ekle kullanıldığında çıkar.
- Noktalı kun okunuşu: noktadan önceki kısım kanjinin okunuşu, sonrası hiraganayla yazılan ektir (okurigana). つづ.く kaydı, kelimenin 続く diye yazıldığını gösterir.
- Tireli okunuş: kanjinin kelimenin başında ya da sonunda ek gibi kullanıldığını gösterir; -がわ gibi.
- Çizgi: kanjinin çizgi (fırça darbesi) sayısıdır; sözlükte arama yaparken işine yarar.
- Örnek kelimeler: kanjinin N3 düzeyinde en çok kullanılan biçimidir; okunuşu ezberlemenin en sağlam yolu buradan geçer.
Kun sütunundaki bazı okunuşlar eski ya da çok seyrektir. 政 için verilen まつりごと ya da 対 için verilen こた.える gündelik metinde neredeyse hiç çıkmaz. Önce örnek kelimelerde geçen okunuşları öğren, geri kalanını tanıdık gelsin diye bir kez okuyup geç.
Bu sayfa yalnız N3’e yeni eklenen kanjileri listeler. Daha önceki 253 kanji N4 kanji listesinde ve onun bağlandığı N5 listesinde durur. Sınavın bölümleri, süreleri ve puan barajları için JLPT N3 rehberine bak; burada tekrar etmiyoruz.
| Kanji | Anlam | On okunuşu | Kun okunuşu | Çizgi | Örnek kelimeler |
|---|---|---|---|---|---|
| 政 | siyaset; yönetim, hükûmet | セイ · ショウ | まつりごと · まん | 9 | 政治 (せいじ): siyaset, politika 政府 (せいふ): hükûmet |
| 議 | görüşme; müzakere, tartışma | ギ | 20 | 会議 (かいぎ): toplantı 会議室 (かいぎしつ): toplantı odası | |
| 民 | halk; millet | ミン | たみ | 5 | 市民 (しみん): kent sakini, yurttaş 国民 (こくみん): ulus, halk; vatandaş |
| 連 | bağlamak; birleştirmek; yanında götürmek | レン | つら.なる · つら.ねる · つ.れる · -づ.れ | 10 | 連絡 (れんらく): iletişim, haber verme 連れる (つれる): yanında götürmek, beraberinde getirmek |
| 対 | karşı; karşılık; çift | タイ · ツイ | あいて · こた.える · そろ.い · つれあ.い · なら.ぶ · むか.う | 7 | 反対 (はんたい): karşı çıkma, itiraz 対 (たい): karşı, -e karşı (ör. 2'ye 1) |
| 部 | bölüm; kısım; birim | ブ | -べ | 11 | 全部 (ぜんぶ): hepsi, tamamı 部屋 (へや): oda |
| 合 | uymak; birleşmek; bir araya gelmek | ゴウ · ガッ · カッ | あ.う · -あ.う · あ.い · あい- · -あ.い · -あい · あ.わす · あ.わせる · -あ.わせる | 6 | 合う (あう): uymak, yakışmak; tutmak (cevap) 具合 (ぐあい): durum, hâl; sağlık durumu |
| 市 | şehir; pazar | シ | いち | 5 | 市 (し): şehir, belediye 市民 (しみん): kent sakini, yurttaş |
| 内 | iç; içeri | ナイ · ダイ | うち | 4 | 案内 (あんない): rehberlik etmek, yol göstermek 以内 (いない): içinde (süre, miktar), en fazla |
| 相 | karşılıklı; birlikte; bakan | ソウ · ショウ | あい- | 9 | 相談 (そうだん): danışmak, fikir almak 相手 (あいて): karşı taraf; rakip; eş, partner |
| 定 | belirlemek; sabitlemek | テイ · ジョウ | さだ.める · さだ.まる · さだ.か | 8 | 予定 (よてい): plan, program 安定 (あんてい): istikrar, denge |
| 回 | dönmek; kez; tur | カイ · エ | まわ.る · -まわ.る · -まわ.り · まわ.す · -まわ.す · まわ.し- · -まわ.し · もとお.る · か.える | 6 | 回る (まわる): dönmek, dolaşmak 回 (かい): kez, defa (sayaç) |
| 選 | seçmek | セン | えら.ぶ · え.る · よ.る | 15 | 選ぶ (えらぶ): seçmek 選手 (せんしゅ): sporcu, oyuncu |
| 米 | pirinç; Amerika | ベイ · マイ · メエトル | こめ · よね | 6 | 米 (こめ): pirinç (pişmemiş) 欧米 (おうべい): Avrupa ve Amerika; Batı |
| 実 | gerçek; meyve, tohum | ジツ · シツ | み · みの.る · まこと · みの · みち.る | 8 | 実 (み): meyve, tohum; öz 確実 (かくじつ): kesinlik, güvenilirlik |
| 関 | ilgi; geçit, kapı | カン | せき · -ぜき · かか.わる · からくり · かんぬき | 14 | 玄関 (げんかん): giriş holü, antre 関係 (かんけい): ilişki, bağlantı |
| 決 | karar vermek; belirlemek | ケツ | き.める · -ぎ.め · き.まる · さ.く | 7 | 決まる (きまる): kararlaştırılmak, belli olmak 決める (きめる): karar vermek |
| 全 | bütün; tüm | ゼン | まった.く · すべ.て | 6 | 全部 (ぜんぶ): hepsi, tamamı 安全 (あんぜん): güvenlik |
| 表 | yüzey, ön; tablo; ifade etmek | ヒョウ | おもて · -おもて · あらわ.す · あらわ.れる · あら.わす | 8 | 表 (おもて): ön yüz; dış 表す (あらわす): ifade etmek; göstermek |
| 戦 | savaş; mücadele | セン | いくさ · たたか.う · おのの.く · そよ.ぐ · わなな.く | 13 | 戦争 (せんそう): savaş 大戦 (たいせん): büyük savaş, dünya savaşı |
| 経 | geçmek; yönetmek; boylam | ケイ · キョウ · キン | へ.る · た.つ · たていと · はか.る · のり | 11 | 経験 (けいけん): deneyim; deneyimlemek 経済 (けいざい): ekonomi |
| 最 | en; son derece | サイ · シュ | もっと.も · つま | 12 | 最近 (さいきん): son zamanlarda, son günlerde 最後 (さいご): son |
| 現 | şimdiki; görünmek | ゲン | あらわ.れる · あらわ.す · うつつ · うつ.つ | 11 | 現す (あらわす): göstermek, ortaya koymak 現れ (あらわれ): belirti, dışavurum |
| 調 | araştırmak; ayar; ton | チョウ | しら.べる · しら.べ · ととの.う · ととの.える | 15 | 調べる (しらべる): araştırmak, incelemek 強調 (きょうちょう): vurgu |
| 化 | değişmek; dönüşmek; -leşme | カ · ケ | ば.ける · ば.かす · ふ.ける · け.する | 4 | 文化 (ぶんか): kültür 化学 (かがく): kimya |
| 当 | isabet etmek; uygun; bu, söz konusu | トウ | あ.たる · あ.たり · あ.てる · あ.て · まさ.に · まさ.にべし | 6 | お弁当 (おべんとう): öğle yemeği kutusu (bento) 適当 (てきとう): uygun; gelişigüzel, baştan savma |
| 約 | söz; yaklaşık | ヤク | つづ.まる · つづ.める · つづま.やか | 9 | 約束 (やくそく): söz, vaat 予約 (よやく): rezervasyon |
| 首 | boyun; baş | シュ | くび | 9 | 首 (くび): boyun 首相 (しゅしょう): başbakan |
| 法 | yasa; yöntem; kural | ホウ · ハッ · ホッ · フラン | のり | 8 | 文法 (ぶんぽう): dilbilgisi 法律 (ほうりつ): yasa, kanun |
| 性 | cinsiyet; nitelik, doğa | セイ · ショウ | さが | 8 | 女性 (じょせい): kadın 男性 (だんせい): erkek |
| 的 | hedef; -sel (sıfat eki) | テキ | まと | 8 | 目的 (もくてき): amaç, hedef 積極的 (せっきょくてき): aktif, girişken |
| 要 | gerek; ana nokta, öz | ヨウ | い.る · かなめ | 9 | 要る (いる): gerekmek, ihtiyaç olmak 必要 (ひつよう): gerekli |
| 制 | sistem; düzen; kısıtlama | セイ | 8 | 制限 (せいげん): kısıtlama, sınırlama 制度 (せいど): sistem, düzen | |
| 治 | yönetmek; iyileşmek; düzene sokmak | ジ · チ | おさ.める · おさ.まる · なお.る · なお.す | 8 | 政治 (せいじ): siyaset, politika 治る (なおる): iyileşmek |
| 務 | görev; iş | ム | つと.める | 11 | 公務員 (こうむいん): devlet memuru 事務所 (じむしょ): ofis, büro |
| 成 | olmak; gerçekleştirmek | セイ · ジョウ | な.る · な.す · -な.す | 6 | 完成 (かんせい): tamamlanma 構成 (こうせい): yapı, kuruluş, düzen |
| 期 | dönem; süre | キ · ゴ | 12 | 延期 (えんき): erteleme 学期 (がっき): dönem, yarıyıl (okul) | |
| 取 | almak; tutmak | シュ | と.る · と.り · と.り- · とり · -ど.り | 8 | 取る (とる): almak 取り替える (とりかえる): değiştirmek (yenisiyle) |
| 都 | başkent; büyük şehir | ト · ツ | みやこ | 11 | 都 (と): büyükşehir (Tokyo-to) 都合 (つごう): uygunluk, müsaitlik; durum |
| 和 | uyum; barış; Japon (tarzı) | ワ · オ · カ | やわ.らぐ · やわ.らげる · なご.む · なご.やか · あ.える | 8 | 平和 (へいわ): barış 英和 (えいわ): İngilizce-Japonca (sözlük) |
| 機 | makine; fırsat; uçak | キ | はた | 16 | 飛行機 (ひこうき): uçak 機会 (きかい): fırsat |
| 平 | düz; düzlük; barış | ヘイ · ビョウ · ヒョウ | たい.ら · たい.らげる · ひら | 5 | 公平 (こうへい): adalet, tarafsızlık 平ら (たいら): düz, dümdüz |
| 加 | eklemek; katılmak | カ | くわ.える · くわ.わる | 5 | 加減 (かげん): ayar, derece; toplama ve çıkarma 参加 (さんか): katılım |
| 受 | almak, kabul etmek; sınava girmek | ジュ | う.ける · -う.け · う.かる | 8 | 受付 (うけつけ): danışma, resepsiyon 受ける (うける): almak (ders), girmek (sınav) |
| 続 | devam etmek; süreklilik | ゾク · ショク · コウ · キョウ | つづ.く · つづ.ける · つぐ.ない | 13 | 続く (つづく): devam etmek, sürmek 続ける (つづける): devam ettirmek |
| 進 | ilerlemek | シン | すす.む · すす.める | 11 | 進む (すすむ): ilerlemek 進学 (しんがく): üst öğrenime geçme (üniversiteye girme) |
| 数 | sayı; saymak | スウ · ス · サク · ソク · シュ | かず · かぞ.える · しばしば · せ.める · わずらわ.しい | 13 | 数学 (すうがく): matematik 数 (かず): sayı, rakam |
| 記 | yazmak, kaydetmek; kayıt | キ | しる.す | 10 | 日記 (にっき): günlük, anı defteri 暗記 (あんき): ezber, ezberleme |
| 初 | ilk; başlangıç | ショ | はじ.め · はじ.めて · はつ · はつ- · うい- · -そ.める · -ぞ.め | 7 | 初め (はじめ): başlangıç 初めて (はじめて): ilk kez |
| 指 | parmak; işaret etmek | シ | ゆび · さ.す · -さ.し | 9 | 指 (ゆび): parmak 指輪 (ゆびわ): yüzük |
| 権 | hak; yetki | ケン · ゴン | おもり · かり · はか.る | 15 | 権利 (けんり): hak 権 (けん): yetki, hak |
| 支 | desteklemek; dal, şube | シ | ささ.える · つか.える · か.う | 4 | 支度 (したく): hazırlık; hazırlanmak 支給 (しきゅう): ödeme, ödenek |
| 産 | üretmek; doğurmak; ürün | サン | う.む · う.まれる · うぶ- · む.す | 11 | 産業 (さんぎょう): sanayi, endüstri 生産 (せいさん): üretim; üretmek |
| 点 | nokta; puan; işaret | テン | つ.ける · つ.く · た.てる · さ.す · とぼ.す · とも.す · ぼち | 9 | 交差点 (こうさてん): kavşak 点 (てん): nokta; puan |
| 報 | haber; bildirmek; karşılık | ホウ | むく.いる | 12 | 電報 (でんぽう): telgraf 天気予報 (てんきよほう): hava durumu |
| 済 | bitmek; ödemek, kapatmak | サイ · セイ | す.む · -ず.み · -ずみ · す.まない · す.ます · -す.ます · すく.う · な.す · わたし · わた.る | 11 | 経済 (けいざい): ekonomi 済む (すむ): bitmek, sona ermek |
| 活 | canlı; yaşamak; etkinlik | カツ | い.きる · い.かす · い.ける | 9 | 生活 (せいかつ): yaşam; yaşamak 活気 (かっき): canlılık, hareketlilik |
| 原 | kaynak, öz; çayır, ova | ゲン | はら | 10 | 原因 (げんいん): neden, sebep 原 (はら): çayır, ova |
| 共 | birlikte; ortak | キョウ | とも · とも.に · -ども | 6 | 共通 (きょうつう): ortak nokta, ortaklık 共同 (きょうどう): ortak çalışma, işbirliği |
| 得 | elde etmek; kazanç | トク | え.る · う.る | 11 | 得る (える): elde etmek, kazanmak 得意 (とくい): iyi olduğu alan; gurur, kendinden memnunluk |
| 解 | çözmek; anlamak; açıklamak | カイ · ゲ | と.く · と.かす · と.ける · ほど.く · ほぐ.す · わか.る · さと.る | 13 | 解決 (かいけつ): çözüm 解釈 (かいしゃく): yorum, yorumlama |
| 交 | karışmak; kesişmek; ilişki | コウ | まじ.わる · まじ.える · ま.じる · まじ.る · ま.ざる · ま.ぜる · -か.う · か.わす · かわ.す · こもごも | 6 | 交番 (こうばん): polis kulübesi (koban) 交差点 (こうさてん): kavşak |
| 資 | kaynak; sermaye | シ | 13 | 資源 (しげん): kaynak (doğal kaynak) 資本 (しほん): sermaye | |
| 予 | önceden | ヨ · シャ | あらかじ.め | 4 | 予習 (よしゅう): derse önceden hazırlanma 予定 (よてい): plan, program |
| 向 | yönelmek; karşı taraf | コウ | む.く · む.い · -む.き · む.ける · -む.け · む.かう · む.かい · む.こう · む.こう- · むこ · むか.い | 6 | 向こう (むこう): karşı taraf, öte 向かう (むかう): yönelmek; -e doğru gitmek |
| 際 | sırasında; kenar, sınır | サイ | きわ · -ぎわ | 14 | 国際 (こくさい): uluslararası 際 (さい): sırasında, … esnasında |
| 勝 | kazanmak; üstün gelmek | ショウ | か.つ · -が.ち · まさ.る · すぐ.れる · かつ | 12 | 勝つ (かつ): kazanmak 勝ち (かち): zafer, galibiyet |
| 面 | yüz; yüzey; yön | メン · ベン | おも · おもて · つら | 9 | 面 (めん): yüz; yüzey; yön, cephe; maske 場面 (ばめん): sahne, an |
| 告 | bildirmek; duyurmak | コク | つ.げる | 7 | 警告 (けいこく): uyarı 広告 (こうこく): reklam, ilan |
| 反 | karşı; ters | ハン · ホン · タン · ホ | そ.る · そ.らす · かえ.す · かえ.る · -かえ.る | 4 | 反対 (はんたい): karşı çıkma, itiraz 違反 (いはん): ihlal |
| 判 | yargı; karar; mühür | ハン · バン | わか.る | 7 | 裁判 (さいばん): dava, yargılama 審判 (しんぱん): hakem; hakemlik |
| 認 | tanımak; kabul etmek, onaylamak | ニン | みと.める · したた.める | 14 | 確認 (かくにん): teyit, kontrol 承認 (しょうにん): onay |
| 参 | katılmak; gitmek (alçakgönüllü) | サン · シン | まい.る · まい- · まじわる · みつ | 8 | 参る (まいる): gitmek, gelmek (alçakgönüllü) 参加 (さんか): katılım |
| 利 | kâr; fayda; yarar | リ | き.く | 7 | 便利 (べんり): kullanışlı, pratik 利用 (りよう): kullanma, yararlanma |
| 組 | grup; birleştirmek, kurmak | ソ | く.む · くみ · -ぐみ | 11 | 番組 (ばんぐみ): program (TV, radyo) 組 (くみ): sınıf; grup, takım |
| 信 | güven; inanç | シン | 9 | 信仰 (しんこう): inanç (dinî) 信号 (しんごう): trafik ışığı; sinyal | |
| 在 | bulunmak, var olmak | ザイ | あ.る | 6 | 現在 (げんざい): şimdi, şu an; günümüz 存在 (そんざい): varlık, var olma |
| 件 | olay; mesele | ケン | くだん | 6 | 事件 (じけん): olay, vaka 条件 (じょうけん): koşul, şart |
| 側 | yan, taraf | ソク | かわ · がわ · そば | 11 | 両側 (りょうがわ): iki taraf 側 (がわ): taraf, yan |
| 任 | görev; sorumluluk; bırakmak | ニン | まか.せる · まか.す | 6 | 責任 (せきにん): sorumluluk 任せる (まかせる): bırakmak, emanet etmek |
| 引 | çekmek | イン | ひ.く · ひ.ける | 4 | 字引 (じびき): sözlük 引く (ひく): çekmek |
| 求 | istemek; aramak | キュウ · グ | もと.める | 7 | 請求 (せいきゅう): talep; fatura (ödeme talebi) 要求 (ようきゅう): talep, istek |
| 所 | yer | ショ | ところ · -ところ · どころ · とこ | 8 | 所 (ところ): yer 台所 (だいどころ): mutfak |
| 次 | sonraki; sıra | ジ · シ | つ.ぐ · つぎ | 6 | 次 (つぎ): sonraki 次第 (しだい): -e bağlı olarak; sıra; … olur olmaz |
| 昨 | dün; geçen | サク | 9 | 昨日 (きのう): dün 昨夜 (ゆうべ): dün gece | |
| 論 | tartışma; görüş; kuram | ロン | あげつら.う | 15 | 議論 (ぎろん): tartışma 結論 (けつろん): sonuç (varılan yargı) |
| 官 | devlet görevlisi; resmî makam | カン | 8 | 警官 (けいかん): polis memuru 官庁 (かんちょう): devlet dairesi, resmî kurum | |
| 増 | artmak; çoğalmak | ゾウ | ま.す · ま.し · ふ.える · ふ.やす | 14 | 増える (ふえる): artmak 増加 (ぞうか): artış |
| 係 | ilgili kişi; ilişki | ケイ | かか.る · かかり · -がかり · かか.わる | 9 | 関係 (かんけい): ilişki, bağlantı 係 (かかり): görevli, sorumlu |
| 感 | duygu; his | カン | 13 | 感覚 (かんかく): duyu, algı 感じ (かんじ): his, izlenim | |
| 情 | duygu; durum, koşul | ジョウ · セイ | なさ.け | 11 | 愛情 (あいじょう): sevgi, şefkat 感情 (かんじょう): duygu |
| 投 | atmak; yatırmak | トウ | な.げる · -な.げ | 7 | 投げる (なげる): atmak, fırlatmak 投票 (とうひょう): oy verme |
| 示 | göstermek; belirtmek | ジ · シ | しめ.す | 5 | 掲示 (けいじ): ilan, duyuru 示す (しめす): göstermek, belirtmek |
| 変 | değişmek; tuhaf | ヘン | か.わる · か.わり · か.える | 9 | 変 (へん): tuhaf, garip 変える (かえる): değiştirmek |
| 打 | vurmak | ダ · ダース | う.つ · う.ち- · ぶ.つ | 5 | 打つ (うつ): vurmak 打合せ (うちあわせ): ön görüşme, toplantı |
| 直 | doğru, düz; düzeltmek; hemen | チョク · ジキ · ジカ | ただ.ちに · なお.す · -なお.す · なお.る · なお.き · す.ぐ | 8 | 直す (なおす): düzeltmek, onarmak 直る (なおる): düzelmek, onarılmak |
| 両 | iki; her iki | リョウ | てる · ふたつ | 6 | 両親 (りょうしん): anne baba, ebeveyn 両方 (りょうほう): her iki taraf, ikisi de |
| 式 | tören; biçim; formül | シキ | 6 | 式 (しき): denklem, formül; tören 正式 (せいしき): resmî, usulüne uygun | |
| 確 | kesin; emin; doğrulamak | カク · コウ | たし.か · たし.かめる | 15 | 確か (たしか): kesin, emin; galiba 確実 (かくじつ): kesinlik, güvenilirlik |
| 果 | meyve; sonuç; gerçekleştirmek | カ | は.たす · はた.す · -は.たす · は.てる · -は.てる · は.て | 8 | 果物 (くだもの): meyve 結果 (けっか): sonuç |
| 容 | içermek; biçim; görünüş | ヨウ | い.れる | 10 | 内容 (ないよう): içerik 容易 (ようい): kolay |
| 必 | mutlaka; kaçınılmaz | ヒツ | かなら.ず | 5 | 必ず (かならず): mutlaka, kesinlikle 必要 (ひつよう): gerekli |
| 演 | sahnelemek; oynamak; gösteri | エン | 14 | 演技 (えんぎ): oyunculuk; performans 演説 (えんぜつ): konuşma, nutuk | |
| 歳 | yaş; yıl | サイ · セイ | とし · とせ · よわい | 13 | 二十歳 (はたち): yirmi yaş 万歳 (ばんざい): yaşasın; banzai |
| 争 | çekişmek; yarışmak; tartışmak | ソウ | あらそ.う · いか.でか | 6 | 競争 (きょうそう): rekabet, yarışma 戦争 (せんそう): savaş |
| 談 | konuşmak; görüşmek | ダン | 15 | 相談 (そうだん): danışmak, fikir almak 冗談 (じょうだん): şaka | |
| 能 | yetenek; beceri; Noh tiyatrosu | ノウ | よ.く · あた.う | 10 | 能 (のう): yetenek, beceri; Noh tiyatrosu 可能 (かのう): mümkün, olanaklı |
| 位 | derece, rütbe; yaklaşık | イ | くらい · ぐらい | 7 | 位 (くらい): derece, mertebe; yaklaşık, kadar 位置 (いち): konum, yer |
| 置 | koymak; yerleştirmek | チ | お.く · -お.き | 13 | 置く (おく): koymak, bırakmak 位置 (いち): konum, yer |
| 流 | akmak; akım; tarz | リュウ · ル | なが.れる · なが.れ · なが.す · -なが.す | 10 | 流す (ながす): akıtmak; dökmek; yüzdürmek 流れ (ながれ): akış; akıntı |
| 格 | statü; derece; karakter; hâl (dilbilgisi) | カク · コウ · キャク · ゴウ | 10 | 価格 (かかく): fiyat 合格 (ごうかく): başarı (sınavı geçme) | |
| 疑 | şüphe; kuşkulanmak | ギ | うたが.う | 14 | 疑う (うたがう): şüphelenmek, kuşku duymak 疑問 (ぎもん): soru, kuşku |
| 過 | geçmek; aşmak; hata | カ | す.ぎる · す.ごす · あやま.ち · あやま.つ · よぎ.る · よ.ぎる | 12 | 過ぎる (すぎる): aşmak, geçmek; fazla olmak 過去 (かこ): geçmiş |
| 局 | daire, büro; kurum | キョク | つぼね | 7 | 郵便局 (ゆうびんきょく): postane 局 (きょく): daire, müdürlük |
| 放 | salıvermek; bırakmak; yaymak | ホウ | はな.す · -っぱな.し · はな.つ · はな.れる · こ.く · ほう.る | 8 | 放送 (ほうそう): yayın; yayınlamak 放す (はなす): bırakmak, serbest bırakmak |
| 常 | her zamanki; olağan; daima | ジョウ | つね · とこ- | 11 | 非常に (ひじょうに): son derece, çok 異常 (いじょう): anormallik, olağan dışılık |
| 状 | durum; hâl; mektup | ジョウ | 7 | 現状 (げんじょう): mevcut durum 状況 (じょうきょう): durum, koşullar | |
| 球 | top; küre | キュウ | たま | 11 | 球 (きゅう): küre; top 地球 (ちきゅう): Dünya (gezegen) |
| 職 | iş; meslek; görev | ショク · ソク | 18 | 職 (しょく): iş, meslek 就職 (しゅうしょく): işe girme | |
| 与 | vermek; katılmak | ヨ | あた.える · あずか.る · くみ.する · ともに | 3 | 与える (あたえる): vermek; kazandırmak 給与 (きゅうよ): maaş, ücret |
| 供 | sunmak; eşlik etmek | キョウ · ク · クウ · グ | そな.える · とも · -ども | 8 | 子供 (こども): çocuk 供給 (きょうきゅう): tedarik, arz |
| 可 | olabilir; uygun; onay | カ · コク | -べ.き · -べ.し | 5 | 可 (か): uygun, kabul edilebilir; geçer 可能 (かのう): mümkün, olanaklı |
| 役 | rol; görev; fayda | ヤク · エキ | 7 | 役に立つ (やくにたつ): işe yaramak, faydalı olmak 役 (やく): rol; görev; işe yararlık | |
| 構 | kurmak; yapı; duruş | コウ | かま.える · かま.う | 14 | 結構 (けっこう): yeterli; gayet iyi; (ret) gerek yok 構成 (こうせい): yapı, kuruluş, düzen |
| 割 | bölmek; kırmak; oran | カツ | わ.る · わり · わ.り · わ.れる · さ.く | 12 | 割合 (わりあい): oran, yüzde 割れる (われる): kırılmak |
| 身 | beden; kişinin kendisi | シン | み | 7 | 身 (み): beden; kendi 自身 (じしん): kendisi, bizzat |
| 費 | masraf; harcamak | ヒ | つい.やす · つい.える | 12 | 消費 (しょうひ): tüketim 費用 (ひよう): masraf, maliyet |
| 付 | eklemek; iliştirmek; yapışmak | フ | つ.ける · -つ.ける · -づ.ける · つ.け · つ.け- · -つ.け · -づ.け · -づけ · つ.く · -づ.く · つ.き · -つ.き · -つき · -づ.き · -づき | 5 | 受付 (うけつけ): danışma, resepsiyon 付く (つく): yapışmak; eklenmek; (ışık) yanmak |
| 由 | neden, sebep; -den gelmek | ユ · ユウ · ユイ | よし · よ.る | 5 | 自由 (じゆう): özgürlük 理由 (りゆう): neden, sebep |
| 説 | açıklamak; görüş, kuram | セツ · ゼイ | と.く | 14 | 小説 (しょうせつ): roman 説明 (せつめい): açıklama |
| 難 | zor; güçlük; dert | ナン | かた.い · -がた.い · むずか.しい · むづか.しい · むつか.しい · -にく.い | 18 | 難しい (むずかしい): zor 困難 (こんなん): güçlük, zorluk |
| 優 | nazik; üstün; oyuncu | ユウ · ウ | やさ.しい · すぐ.れる · まさ.る | 17 | 優しい (やさしい): nazik, şefkatli 女優 (じょゆう): kadın oyuncu, aktris |
| 夫 | koca, eş; adam | フ · フウ · ブ | おっと · それ | 4 | 丈夫 (じょうぶ): sağlam, dayanıklı; sağlıklı 大丈夫 (だいじょうぶ): sorun yok, iyi; merak etme |
| 収 | toplamak; gelir; almak | シュウ | おさ.める · おさ.まる | 4 | 吸収 (きゅうしゅう): emme, soğurma 収穫 (しゅうかく): hasat, ürün |
| 断 | kesmek; reddetmek; karar | ダン | た.つ · ことわ.る · さだ.める | 11 | 横断 (おうだん): karşıdan karşıya geçme 断る (ことわる): reddetmek, geri çevirmek |
| 石 | taş | セキ · シャク · コク | いし | 5 | 石 (いし): taş 石炭 (せきたん): kömür |
| 違 | farklı olmak; yanlış | イ | ちが.う · ちが.い · ちが.える · -ちが.える · たが.う · たが.える | 13 | 違う (ちがう): farklı olmak; yanlış olmak 間違える (まちがえる): hata yapmak, yanlış yapmak |
| 消 | söndürmek; silmek; yok olmak | ショウ | き.える · け.す | 10 | 消す (けす): silmek; söndürmek, kapatmak 消える (きえる): yok olmak, kaybolmak |
| 神 | tanrı; ruh; zihin | シン · ジン | かみ · かん- · こう- | 9 | 神社 (じんじゃ): Şinto tapınağı 神 (かみ): tanrı |
| 番 | sıra; numara; nöbet | バン | つが.い | 12 | 交番 (こうばん): polis kulübesi (koban) 番号 (ばんごう): numara |
| 規 | kural; ölçü; standart | キ | 11 | 規則 (きそく): kural, yönetmelik 規準 (きじゅん): ölçüt, standart | |
| 術 | teknik; sanat; yöntem | ジュツ | すべ | 11 | 技術 (ぎじゅつ): teknoloji; teknik beceri 美術館 (びじゅつかん): sanat müzesi |
| 備 | hazırlamak; donatmak | ビ | そな.える · そな.わる · つぶさ.に | 12 | 準備 (じゅんび): hazırlık; hazırlanmak 設備 (せつび): donanım, tesisat |
| 宅 | ev; konut | タク | 6 | お宅 (おたく): eviniz (kibar) 宅 (たく): ev; (kendi) eşim | |
| 害 | zarar; hasar | ガイ | 10 | 害 (がい): zarar 障害 (しょうがい): engel; arıza | |
| 配 | dağıtmak; yerleştirmek | ハイ | くば.る | 10 | 心配 (しんぱい): endişe; endişelenmek 支配 (しはい): egemenlik, yönetim, denetim |
| 警 | uyarmak; korumak | ケイ | いまし.める | 19 | 警官 (けいかん): polis memuru 警察 (けいさつ): polis |
| 育 | büyütmek; yetiştirmek; büyümek | イク | そだ.つ · そだ.ち · そだ.てる · はぐく.む | 8 | 教育 (きょういく): eğitim 育てる (そだてる): yetiştirmek, büyütmek |
| 席 | koltuk, yer; toplantı | セキ | むしろ | 10 | 席 (せき): koltuk, oturacak yer 出席 (しゅっせき): katılmak, hazır bulunmak |
| 訪 | ziyaret etmek | ホウ | おとず.れる · たず.ねる · と.う | 11 | 訪ねる (たずねる): ziyaret etmek 訪問 (ほうもん): ziyaret |
| 乗 | binmek; çarpma (matematik) | ジョウ · ショウ | の.る · -の.り · の.せる | 9 | 乗る (のる): binmek 乗り物 (のりもの): taşıt, araç |
| 残 | kalmak; artmak; kalıntı | ザン · サン | のこ.る · のこ.す · そこな.う · のこ.り | 10 | 残念 (ざんねん): ne yazık; hayal kırıklığı 残る (のこる): kalmak, artmak |
| 想 | düşünce; hayal; düşünmek | ソウ · ソ | おも.う | 13 | 思想 (しそう): düşünce, fikir 想像 (そうぞう): hayal gücü; tahmin |
| 声 | ses | セイ · ショウ | こえ · こわ- | 7 | 声 (こえ): ses 歓声 (かんせい): sevinç çığlığı, tezahürat |
| 念 | düşünce; dilek; dikkat | ネン | 8 | 残念 (ざんねん): ne yazık; hayal kırıklığı 記念 (きねん): anma, hatıra | |
| 助 | yardım etmek; kurtarmak | ジョ | たす.ける · たす.かる · す.ける · すけ | 7 | 援助 (えんじょ): yardım, destek 救助 (きゅうじょ): kurtarma |
| 労 | emek; zahmet | ロウ | ろう.する · いたわ.る · いた.ずき · ねぎら · つか.れる · ねぎら.う | 7 | 苦労 (くろう): zahmet, sıkıntı 労働 (ろうどう): emek, çalışma |
| 例 | örnek | レイ | たと.える | 8 | 例えば (たとえば): örneğin 例 (れい): örnek |
| 然 | öyle; doğal hâl | ゼン · ネン | しか · しか.り · しか.し · さ | 12 | 偶然 (ぐうぜん): tesadüf; tesadüfen 自然 (しぜん): doğa; doğal |
| 限 | sınır; sınırlamak | ゲン | かぎ.る · かぎ.り · -かぎ.り | 9 | 限る (かぎる): sınırlamak 限界 (げんかい): sınır |
| 追 | kovalamak; izlemek | ツイ | お.う | 9 | 追う (おう): kovalamak, peşinden koşmak 追い付く (おいつく): yetişmek |
| 商 | ticaret; satmak | ショウ | あきな.う | 11 | 商人 (しょうにん): tüccar, esnaf 商売 (しょうばい): ticaret, iş |
| 葉 | yaprak | ヨウ | は | 12 | 言葉 (ことば): söz, kelime; dil 葉書 (はがき): kartpostal |
| 伝 | iletmek; aktarmak; gelenek | デン · テン | つた.わる · つた.える · つた.う · つだ.う · -づた.い · つて | 6 | 伝える (つたえる): iletmek, aktarmak 手伝う (てつだう): yardım etmek |
| 働 | çalışmak | ドウ | はたら.く | 13 | 働く (はたらく): çalışmak 働き (はたらき): çalışma; işlev |
| 形 | biçim; şekil | ケイ · ギョウ | かた · -がた · かたち · なり | 7 | 形 (かたち): biçim, şekil 人形 (にんぎょう): bebek (oyuncak) |
| 景 | manzara; görünüm | ケイ | 12 | 景色 (けしき): manzara 景気 (けいき): piyasa durumu, ekonomik konjonktür | |
| 落 | düşmek; düşürmek | ラク | お.ちる · お.ち · お.とす | 12 | 落す (おとす): düşürmek 落ちる (おちる): düşmek |
| 好 | sevmek; hoşlanmak | コウ | この.む · す.く · よ.い · い.い | 6 | 好き (すき): sevilen, hoşa giden 大好き (だいすき): çok sevmek |
| 退 | çekilmek; ayrılmak; geri çekilmek | タイ | しりぞ.く · しりぞ.ける · ひ.く · の.く · の.ける · ど.く | 9 | 退院 (たいいん): hastaneden çıkmak 引退 (いんたい): emekli olmak, bırakmak |
| 頭 | baş, kafa; büyük hayvan sayacı | トウ · ズ · ト | あたま · かしら · -がしら · かぶり | 16 | 頭 (あたま): baş, kafa 頭痛 (ずつう): baş ağrısı |
| 負 | yenilmek; taşımak, üstlenmek; eksi | フ | ま.ける · ま.かす · お.う | 9 | 負ける (まける): yenilmek, kaybetmek 負け (まけ): yenilgi |
| 渡 | geçmek; karşıya geçmek; teslim etmek | ト | わた.る · -わた.る · わた.す | 12 | 渡す (わたす): vermek, teslim etmek 渡る (わたる): karşıya geçmek |
| 失 | kaybetmek; hata | シツ | うしな.う · う.せる | 5 | 失敗 (しっぱい): başarısızlık; hata 失う (うしなう): kaybetmek, yitirmek |
| 差 | fark; uzatmak | サ | さ.す · さ.し | 10 | 差す (さす): (şemsiye) açmak; uzatmak 交差点 (こうさてん): kavşak |
| 末 | son; uç; toz | マツ · バツ | すえ · うら · うれ | 5 | 末 (すえ): son, sonu; toz 粗末 (そまつ): basit, özensiz; değersiz |
| 守 | korumak; uymak | シュ · ス | まも.る · まも.り · もり · -もり · かみ | 6 | 留守 (るす): evde olmama 守る (まもる): korumak; (kurala) uymak |
| 若 | genç; eğer | ジャク · ニャク · ニャ | わか.い · わか- · も.しくわ · も.し · も.しくは · ごと.し | 8 | 若い (わかい): genç 若々しい (わかわかしい): genç görünümlü, dinç |
| 種 | tür; çeşit; tohum | シュ | たね · -ぐさ | 14 | 種 (たね): tohum; kaynak 一種 (いっしゅ): bir tür, bir çeşit |
| 美 | güzel; güzellik | ビ · ミ | うつく.しい | 9 | 美しい (うつくしい): güzel 美術館 (びじゅつかん): sanat müzesi |
| 命 | hayat; emir; kader | メイ · ミョウ | いのち | 8 | 一生懸命 (いっしょうけんめい): var gücüyle, canla başla 命 (いのち): hayat, can |
| 福 | talih; mutluluk; refah | フク | 13 | 幸福 (こうふく): mutluluk 福 (ふく): iyi talih, uğur | |
| 望 | umut; dilek; arzulamak | ボウ · モウ | のぞ.む · もち | 11 | 希望 (きぼう): umut, dilek 失望 (しつぼう): hayal kırıklığı |
| 非 | olmayan; değil; hata | ヒ | あら.ず | 8 | 非常に (ひじょうに): son derece, çok 非常 (ひじょう): olağanüstü durum; acil durum |
| 観 | bakmak; görüş; görünüm | カン | み.る · しめ.す | 18 | 観客 (かんきゃく): seyirci 観光 (かんこう): turizm, gezi |
| 察 | anlamak; sezmek; incelemek | サツ | 14 | 警察 (けいさつ): polis 観察 (かんさつ): gözlem | |
| 段 | basamak; derece | ダン · タン | 9 | 階段 (かいだん): merdiven 段 (だん): basamak; kademe, derece | |
| 横 | yan; yatay; enine | オウ | よこ | 15 | 横 (よこ): yan; genişlik 横断 (おうだん): karşıdan karşıya geçme |
| 深 | derin | シン | ふか.い · -ぶか.い · ふか.まる · ふか.める · み- | 11 | 深い (ふかい): derin 深刻 (しんこく): ciddi, vahim |
| 申 | söylemek (alçakgönüllü); bildirmek | シン | もう.す · もう.し- · さる | 5 | 申す (もうす): söylemek; adı … olmak (alçakgönüllü) 申し上げる (もうしあげる): söylemek, arz etmek (alçakgönüllü) |
| 様 | tarz; biçim; Bay/Bayan (saygı eki) | ヨウ · ショウ | さま · さん | 14 | 様 (よう): biçim, tarz; gibi 王様 (おうさま): kral |
| 財 | servet; mülk; para | ザイ · サイ · ゾク | たから | 10 | 財布 (さいふ): cüzdan 財産 (ざいさん): servet, mülk |
| 港 | liman | コウ | みなと | 12 | 港 (みなと): liman 空港 (くうこう): havalimanı |
| 識 | bilmek; ayırt etmek | シキ | し.る · しる.す | 19 | 意識 (いしき): bilinç 常識 (じょうしき): sağduyu, genel bilgi |
| 呼 | çağırmak; seslenmek | コ | よ.ぶ | 8 | 呼ぶ (よぶ): çağırmak; davet etmek 呼吸 (こきゅう): solunum, nefes |
| 達 | ulaşmak; usta; çoğul eki | タツ · ダ | -たち | 12 | 友達 (ともだち): arkadaş 上達 (じょうたつ): gelişme, ilerleme |
| 良 | iyi; güzel | リョウ | よ.い · -よ.い · い.い · -い.い | 7 | 仲良し (なかよし): yakın arkadaş, can dostu 改良 (かいりょう): iyileştirme, geliştirme |
| 候 | iklim; mevsim; aday | コウ | そうろう | 10 | 気候 (きこう): iklim 候補 (こうほ): adaylık; aday |
| 程 | derece; ölçü; kadar | テイ | ほど · -ほど | 12 | 程度 (ていど): derece, düzey 課程 (かてい): program, müfredat |
| 満 | dolu; dolmak; tatmin | マン · バン | み.ちる · み.つ · み.たす | 12 | 不満 (ふまん): memnuniyetsizlik, şikâyet 満足 (まんぞく): memnuniyet, tatmin |
| 敗 | yenilgi; başarısızlık | ハイ | やぶ.れる | 11 | 失敗 (しっぱい): başarısızlık; hata 勝敗 (しょうはい): galibiyet ya da mağlubiyet, sonuç |
| 値 | değer; fiyat | チ | ね · あたい | 10 | 価値 (かち): değer, kıymet 値 (あたい): değer; fiyat |
| 突 | çarpmak; saplamak; ani | トツ · カ | つ.く | 8 | 衝突 (しょうとつ): çarpışma; çatışma 突然 (とつぜん): aniden, birdenbire |
| 光 | ışık; parlamak | コウ | ひか.る · ひかり | 6 | 光 (ひかり): ışık 光る (ひかる): parlamak |
| 路 | yol; güzergâh | ロ · ル | -じ · みち | 13 | 道路 (どうろ): yol, karayolu 針路 (しんろ): rota, yön |
| 科 | bölüm; ders; dal | カ | 9 | 科学 (かがく): bilim 科目 (かもく): ders (okul dersi) | |
| 積 | yığmak; biriktirmek; hacim | セキ | つ.む · -づ.み · つ.もる · つ.もり | 16 | 積極的 (せっきょくてき): aktif, girişken 積もる (つもる): birikmek, yığılmak (kar vb.) |
| 他 | başka; diğer | タ | ほか | 5 | 他 (た): başka, diğer 他人 (たにん): başkası; yabancı |
| 処 | ele almak; işlem; yer | ショ | ところ · -こ · お.る | 5 | 処理 (しょり): işlem; halletme 処置 (しょち): tedavi; önlem |
| 太 | kalın; şişman | タイ · タ | ふと.い · ふと.る | 4 | 太い (ふとい): kalın 太る (ふとる): kilo almak, şişmanlamak |
| 客 | misafir; müşteri | キャク · カク | 9 | 客 (きゃく): misafir; müşteri 観客 (かんきゃく): seyirci | |
| 否 | hayır; reddetmek; inkâr | ヒ | いな · いや | 7 | 否 (いや): hayır; ret 否定 (ひてい): olumsuzlama; inkâr |
| 師 | usta; öğretmen | シ | いくさ | 10 | 医師 (いし): doktor, hekim 技師 (ぎし): mühendis, teknisyen |
| 登 | tırmanmak; çıkmak; kaydetmek | トウ · ト · ドウ · ショウ · チョウ | のぼ.る · あ.がる | 12 | 登る (のぼる): tırmanmak, çıkmak 登山 (とざん): dağcılık |
| 易 | kolay; ticaret; fal | エキ · イ | やさ.しい · やす.い | 8 | 易しい (やさしい): kolay 貿易 (ぼうえき): dış ticaret |
| 速 | hızlı; hız | ソク | はや.い · はや- · はや.める · すみ.やか | 10 | 速い (はやい): hızlı 急速 (きゅうそく): hızlı, süratli |
| 存 | var olmak; bilmek (alçakgönüllü) | ソン · ゾン | ながら.える · あ.る · たも.つ · と.う | 6 | ご存じ (ごぞんじ): bilmek (saygılı), bilgi sahibi olma 存在 (そんざい): varlık, var olma |
| 飛 | uçmak; sıçramak | ヒ | と.ぶ · と.ばす · -と.ばす | 9 | 飛ぶ (とぶ): uçmak; sıçramak 飛行機 (ひこうき): uçak |
| 殺 | öldürmek | サツ · サイ · セツ | ころ.す · -ごろ.し · そ.ぐ · あや.める | 10 | 殺す (ころす): öldürmek 自殺 (じさつ): intihar |
| 号 | numara; sayı; işaret | ゴウ | さけ.ぶ · よびな | 5 | 番号 (ばんごう): numara 信号 (しんごう): trafik ışığı; sinyal |
| 単 | tek; basit; yalnızca | タン | ひとえ | 9 | 簡単 (かんたん): kolay, basit 単位 (たんい): birim; kredi (ders) |
| 座 | oturmak; koltuk; topluluk | ザ | すわ.る | 10 | 座る (すわる): oturmak 座席 (ざせき): koltuk, oturacak yer |
| 破 | yırtmak; kırmak; bozmak | ハ | やぶ.る · やぶ.れる · わ.れる | 10 | 破産 (はさん): iflas 破る (やぶる): yırtmak; (kural) çiğnemek; yenmek |
| 除 | çıkarmak; hariç tutmak; temizlemek | ジョ · ジ | のぞ.く · -よ.け | 10 | 掃除 (そうじ): temizlik; temizlemek 除く (のぞく): çıkarmak, hariç tutmak |
| 完 | tam; bitirmek | カン | 7 | 完成 (かんせい): tamamlanma 完全 (かんぜん): mükemmellik, eksiksizlik | |
| 降 | inmek; yağmak | コウ · ゴ | お.りる · お.ろす · ふ.る · ふ.り · くだ.る · くだ.す | 10 | 降る (ふる): yağmak (yağmur, kar) 降りる (おりる): inmek |
| 責 | sorumluluk; suçlamak | セキ | せ.める | 11 | 責任 (せきにん): sorumluluk 責める (せめる): suçlamak, kınamak |
| 捕 | yakalamak | ホ | と.らえる · と.らわれる · と.る · とら.える · とら.われる · つか.まえる · つか.まる | 10 | 捕まえる (つかまえる): yakalamak 逮捕 (たいほ): tutuklama |
| 危 | tehlikeli; tehlike | キ | あぶ.ない · あや.うい · あや.ぶむ | 6 | 危ない (あぶない): tehlikeli 危険 (きけん): tehlike |
| 給 | vermek; maaş | キュウ | たま.う · たも.う · -たま.え | 12 | 給料 (きゅうりょう): maaş 供給 (きょうきゅう): tedarik, arz |
| 苦 | acı; sıkıntı; zor | ク | くる.しい · -ぐる.しい · くる.しむ · くる.しめる · にが.い · にが.る | 8 | 苦い (にがい): acı (tat) 苦痛 (くつう): acı, ıstırap |
| 迎 | karşılamak | ゲイ | むか.える | 7 | 迎える (むかえる): karşılamak 歓迎 (かんげい): karşılama, hoş geldin |
| 園 | bahçe; park | エン | その | 13 | 公園 (こうえん): park 動物園 (どうぶつえん): hayvanat bahçesi |
| 具 | araç; gereç; malzeme | グ | そな.える · つぶさ.に | 8 | 具合 (ぐあい): durum, hâl; sağlık durumu 道具 (どうぐ): alet, araç |
| 辞 | söz, kelime; istifa etmek | ジ | や.める · いな.む | 13 | 辞書 (じしょ): sözlük 辞典 (じてん): sözlük |
| 因 | neden; sebep | イン | よ.る · ちな.む | 6 | 原因 (げんいん): neden, sebep 要因 (よういん): ana etken |
| 馬 | at | バ · メ · マ · ボ · モ | うま · ま | 10 | 馬 (うま): at 馬鹿 (ばか): aptal, salak |
| 愛 | sevgi; aşk | アイ | いと.しい · かな.しい · め.でる · お.しむ · まな | 13 | 愛 (あい): sevgi, aşk 愛情 (あいじょう): sevgi, şefkat |
| 富 | zenginlik; servet | フ · フウ | と.む · とみ | 12 | 豊富 (ほうふ): bolluk, zenginlik 富 (とみ): servet, zenginlik |
| 彼 | o (erkek); öteki | ヒ | かれ · かの · か.の | 8 | 彼 (かれ): o (erkek); erkek arkadaş 彼女 (かのじょ): o (kadın); kız arkadaş |
| 未 | henüz değil; -sız | ミ · ビ | いま.だ · ま.だ · ひつじ | 5 | 未来 (みらい): gelecek 未満 (みまん): -den az, altında |
| 舞 | dans etmek; dans | ブ | ま.う · -ま.う · まい | 15 | お見舞い (おみまい): hasta ziyareti; geçmiş olsun 舞台 (ぶたい): sahne |
| 亡 | ölmek; yok olmak; merhum | ボウ · モウ | な.い · な.き- · ほろ.びる · ほろ.ぶ · ほろ.ぼす | 3 | 亡くなる (なくなる): ölmek, vefat etmek 死亡 (しぼう): ölüm |
| 冷 | soğuk; soğutmak | レイ | つめ.たい · ひ.える · ひ.や · ひ.ややか · ひ.やす · ひ.やかす · さ.める · さ.ます | 7 | 冷たい (つめたい): soğuk (dokununca) 冷蔵庫 (れいぞうこ): buzdolabı |
| 適 | uygun; yerinde | テキ | かな.う | 14 | 適当 (てきとう): uygun; gelişigüzel, baştan savma 快適 (かいてき): rahat, konforlu |
| 婦 | kadın; eş | フ | よめ | 11 | 看護婦 (かんごふ): hemşire (kadın; eski kullanım) 主婦 (しゅふ): ev hanımı |
| 寄 | yaklaşmak; uğramak; toplamak | キ | よ.る · -よ.り · よ.せる | 11 | 寄る (よる): uğramak; yaklaşmak 寄付 (きふ): bağış |
| 込 | kalabalık olmak; içine koymak | -こ.む · こ.む · こ.み · -こ.み · こ.める | 5 | 込む (こむ): kalabalık olmak 人込み (ひとごみ): insan kalabalığı | |
| 顔 | yüz; ifade | ガン | かお | 18 | 笑顔 (えがお): gülen yüz 顔付き (かおつき): yüz ifadesi; görünüş |
| 類 | tür; çeşit | ルイ | たぐ.い | 18 | 種類 (しゅるい): tür, çeşit 書類 (しょるい): belgeler, evrak |
| 余 | fazla; artık; kalan | ヨ | あま.る · あま.り · あま.す · あんま.り | 7 | 余分 (よぶん): fazlalık, fazla 余裕 (よゆう): zaman/para payı; rahatlık |
| 王 | kral | オウ · -ノウ | 4 | 王 (おう): kral, hükümdar 王様 (おうさま): kral | |
| 返 | geri vermek; dönmek; cevap | ヘン | かえ.す · -かえ.す · かえ.る · -かえ.る | 7 | 返す (かえす): geri vermek 返事 (へんじ): cevap, yanıt |
| 妻 | eş, karı | サイ | つま | 8 | 妻 (つま): (kendi) eşim, karım 夫妻 (ふさい): karı koca, çift |
| 背 | sırt; boy; arka | ハイ | せ · せい · そむ.く · そむ.ける | 9 | 背 (せ): boy 背広 (せびろ): takım elbise |
| 熱 | ısı; ateş; tutku | ネツ | あつ.い | 15 | 熱い (あつい): sıcak (dokununca) 熱 (ねつ): ateş (hastalık) |
| 宿 | konaklamak; han | シュク | やど · やど.る · やど.す | 11 | 宿題 (しゅくだい): ev ödevi 下宿 (げしゅく): pansiyon, kiralık oda |
| 薬 | ilaç | ヤク | くすり | 16 | 薬 (くすり): ilaç 薬指 (くすりゆび): yüzük parmağı |
| 険 | sarp; tehlikeli | ケン | けわ.しい | 11 | 危険 (きけん): tehlike 冒険 (ぼうけん): macera; risk |
| 頼 | güvenmek; rica etmek | ライ | たの.む · たの.もしい · たよ.る | 16 | 頼む (たのむ): rica etmek 依頼 (いらい): talep, sipariş |
| 覚 | hatırlamak; uyanmak; ezberlemek | カク | おぼ.える · さ.ます · さ.める · さと.る | 12 | 覚える (おぼえる): hatırlamak; ezberlemek, öğrenmek 覚悟 (かくご): kararlılık; göze alma |
| 船 | gemi; tekne | セン | ふね · ふな- | 11 | 船 (ふね): gemi, tekne 造船 (ぞうせん): gemi yapımı |
| 途 | yol | ト | みち | 10 | 途中 (とちゅう): yolda; yarı yolda 途端 (とたん): tam … anında |
| 許 | izin vermek; affetmek | キョ | ゆる.す · もと | 11 | 許可 (きょか): izin 免許 (めんきょ): ehliyet; lisans, ruhsat |
| 抜 | çekip çıkarmak; atlamak; geçmek | バツ · ハツ · ハイ | ぬ.く · -ぬ.く · ぬ.き · ぬ.ける · ぬ.かす · ぬ.かる | 7 | 抜く (ぬく): çekip çıkarmak; atlamak; geçmek 抜ける (ぬける): çıkmak; dökülmek; eksik kalmak |
| 便 | kolaylık; posta; dışkı | ベン · ビン | たよ.り | 9 | 便利 (べんり): kullanışlı, pratik 郵便局 (ゆうびんきょく): postane |
| 留 | durdurmak; kalmak | リュウ · ル | と.める · と.まる · とど.める · とど.まる · るうぶる | 10 | 留学生 (りゅうがくせい): yabancı öğrenci, uluslararası öğrenci 留守 (るす): evde olmama |
| 罪 | suç; günah | ザイ | つみ | 13 | 罪 (つみ): suç; kabahat 犯罪 (はんざい): suç (yasal) |
| 努 | çaba göstermek | ド | つと.める | 7 | 努力 (どりょく): çaba, gayret 努める (つとめる): çalışmak, çabalamak |
| 精 | öz; ruh; enerji; titiz | セイ · ショウ | しら.げる · くわ.しい | 14 | 精神 (せいしん): ruh; zihin 精々 (せいぜい): en fazla, olsa olsa; elden geldiğince |
| 散 | dağılmak; saçılmak | サン | ち.る · ち.らす · -ち.らす · ち.らかす · ち.らかる · ち.らばる · ばら · ばら.ける | 12 | 散歩 (さんぽ): yürüyüş; gezinmek 解散 (かいさん): dağılma; fesih |
| 静 | sessiz; sakin | セイ · ジョウ | しず- · しず.か · しず.まる · しず.める | 14 | 静か (しずか): sessiz, sakin 冷静 (れいせい): soğukkanlılık, sakinlik |
| 婚 | evlilik | コン | 11 | 結婚 (けっこん): evlilik 婚約 (こんやく): nişan | |
| 喜 | sevinmek | キ | よろこ.ぶ · よろこ.ばす | 12 | 喜ぶ (よろこぶ): sevinmek 喜び (よろこび): sevinç |
| 浮 | yüzmek (su üstünde); süzülmek | フ | う.く · う.かれる · う.かぶ · う.かべる | 10 | 浮く (うく): su yüzünde durmak; havaya girmek 浮かぶ (うかぶ): yüzeye çıkmak; akla gelmek |
| 絶 | kesmek; tükenmek; mutlak | ゼツ | た.える · た.やす · た.つ | 12 | 絶対 (ぜったい): kesinlikle; mutlak 絶滅 (ぜつめつ): nesli tükenme; yok olma |
| 幸 | mutluluk; şans | コウ | さいわ.い · さち · しあわ.せ | 8 | 幸運 (こううん): şans, talih 幸福 (こうふく): mutluluk |
| 押 | itmek; bastırmak | オウ | お.す · お.し- · お.っ- · お.さえる · おさ.える | 8 | 押す (おす): itmek; basmak (mühür, düğme) 押し入れ (おしいれ): gömme dolap (oshiire) |
| 倒 | devrilmek; yıkmak | トウ | たお.れる · -だお.れ · たお.す · さかさま · さかさ · さかしま | 10 | 倒れる (たおれる): devrilmek; yığılıp kalmak 倒す (たおす): devirmek; yenmek |
| 等 | eşit; sınıf; vb. | トウ | ひと.しい · など · -ら | 12 | 高等学校 (こうとうがっこう): lise 上等 (じょうとう): birinci sınıf, çok iyi |
| 老 | yaşlı; yaşlanmak | ロウ | お.いる · ふ.ける | 6 | 老い (おい): yaşlılık 老人 (ろうじん): yaşlı kişi |
| 曲 | bükmek; eğri; ezgi, şarkı | キョク | ま.がる · ま.げる · くま | 6 | 曲る (まがる): dönmek (köşeyi); bükülmek 作曲 (さっきょく): beste |
| 払 | ödemek; uzaklaştırmak | フツ · ヒツ · ホツ | はら.う · -はら.い · -ばら.い | 5 | 払う (はらう): ödemek 支払 (しはらい): ödeme |
| 庭 | bahçe; avlu | テイ | にわ | 10 | 庭 (にわ): bahçe 家庭 (かてい): aile, ev |
| 徒 | yaya; öğrenci; boşuna | ト | いたずら · あだ | 10 | 生徒 (せいと): öğrenci (orta ve lise) 徒歩 (とほ): yürüyerek, yaya |
| 勤 | çalışmak; görev yapmak | キン · ゴン | つと.める · -づと.め · つと.まる · いそ.しむ | 12 | 勤める (つとめる): çalışmak (bir yerde) 勤め (つとめ): iş, görev |
| 遅 | geç; yavaş | チ | おく.れる · おく.らす · おそ.い | 12 | 遅い (おそい): geç; yavaş 遅れる (おくれる): geç kalmak |
| 居 | bulunmak; oturmak | キョ · コ | い.る · -い · お.る | 8 | 居間 (いま): oturma odası 居る (おる): bulunmak, olmak (alçakgönüllü) |
| 雑 | karışık; çeşitli | ザツ · ゾウ | まじ.える · まじ.る | 14 | 雑誌 (ざっし): dergi 複雑 (ふくざつ): karmaşıklık |
| 招 | davet etmek; çağırmak | ショウ | まね.く | 8 | 招待 (しょうたい): davet etmek 招く (まねく): davet etmek; yol açmak |
| 困 | sıkıntıda olmak; zor durumda kalmak | コン | こま.る | 7 | 困る (こまる): zor durumda kalmak 困難 (こんなん): güçlük, zorluk |
| 欠 | eksik; noksan | ケツ · ケン | か.ける · か.く | 4 | 欠陥 (けっかん): kusur, eksiklik 欠席 (けっせき): devamsızlık, gelmeme |
| 更 | yeniden; daha da; değiştirmek | コウ | さら · さら.に · ふ.ける · ふ.かす | 7 | 更に (さらに): üstelik; daha da 変更 (へんこう): değişiklik |
| 刻 | oymak; doğramak; zaman | コク | きざ.む · きざ.み | 8 | 時刻 (じこく): saat, an 深刻 (しんこく): ciddi, vahim |
| 賛 | onaylamak; övmek | サン | たす.ける · たた.える | 15 | 賛成 (さんせい): onay, destek 賛美 (さんび): övgü |
| 抱 | kucaklamak; sarılmak; taşımak | ホウ | だ.く · いだ.く · かか.える | 8 | 抱く (いだく): beslemek (duygu); kucaklamak 抱える (かかえる): kucağında taşımak; (sorun) üstlenmek |
| 犯 | suç; işlemek (suç) | ハン · ボン | おか.す | 5 | 犯罪 (はんざい): suç 犯人 (はんにん): suçlu, fail |
| 恐 | korku; korkmak | キョウ | おそ.れる · おそ.る · おそ.ろしい · こわ.い · こわ.がる | 10 | 恐怖 (きょうふ): dehşet, korku 恐れる (おそれる): korkmak |
| 息 | nefes; oğul; faiz | ソク | いき | 10 | 息子 (むすこ): oğul 息 (いき): nefes |
| 遠 | uzak | エン · オン | とお.い | 13 | 遠い (とおい): uzak 遠慮 (えんりょ): çekingenlik; kibarca geri durmak |
| 戻 | geri dönmek; geri koymak | レイ | もど.す · もど.る | 7 | 戻る (もどる): geri dönmek 戻す (もどす): geri koymak, eski hâline getirmek |
| 願 | dilemek; rica etmek; dilek | ガン | ねが.う · -ねがい | 19 | お願いします (おねがいします): lütfen, rica ederim 願い (ねがい): dilek, istek |
| 絵 | resim; çizim | カイ · エ | 12 | 絵 (え): resim 絵画 (かいが): resim, tablo | |
| 越 | aşmak; geçmek; taşınmak | エツ · オツ | こ.す · -こ.す · -ご.し · こ.える · -ご.え | 12 | 引っ越す (ひっこす): taşınmak (ev değiştirmek) 越す (こす): aşmak, geçmek; (yeni yılı) karşılamak |
| 欲 | istek; arzu; hırs | ヨク | ほっ.する · ほ.しい | 11 | 欲しい (ほしい): istemek, istiyor olmak 食欲 (しょくよく): iştah |
| 痛 | acı; ağrımak | ツウ | いた.い · いた.む · いた.ましい · いた.める | 12 | 痛い (いたい): acıyan, ağrıyan 痛み (いたみ): acı, ağrı |
| 笑 | gülmek; gülümsemek | ショウ | わら.う · え.む | 10 | 笑う (わらう): gülmek; gülümsemek 笑顔 (えがお): gülen yüz |
| 互 | karşılıklı; birbirine | ゴ | たが.い · かたみ.に | 4 | 互い (たがい): karşılıklı お互い (おたがい): birbiri; karşılıklı |
| 束 | demet; bağlamak | ソク | たば · たば.ねる · つか · つか.ねる | 7 | 約束 (やくそく): söz, vaat 束 (たば): demet, deste |
| 似 | benzemek | ジ | に.る · ひ.る | 7 | 似る (にる): benzemek 真似 (まね): taklit |
| 列 | sıra; dizi | レツ · レ | 6 | 列 (れつ): kuyruk, sıra 列車 (れっしゃ): tren | |
| 探 | aramak; araştırmak | タン | さぐ.る · さが.す | 11 | 探す (さがす): aramak 探る (さぐる): araştırmak; nabız yoklamak |
| 逃 | kaçmak | トウ | に.げる · に.がす · のが.す · のが.れる | 9 | 逃げる (にげる): kaçmak 逃がす (にがす): kaçırmak, salıvermek |
| 遊 | oynamak; gezmek | ユウ · ユ | あそ.ぶ · あそ.ばす | 12 | 遊ぶ (あそぶ): oynamak; eğlenmek 遊び (あそび): oyun; eğlence |
| 迷 | yolunu kaybetmek; kararsız kalmak | メイ | まよ.う | 9 | 迷子 (まいご): kaybolmuş çocuk 迷惑 (めいわく): rahatsızlık, zahmet |
| 夢 | rüya; düş | ム · ボウ | ゆめ · ゆめ.みる · くら.い | 13 | 夢 (ゆめ): rüya; hayal 夢中 (むちゅう): kendini kaptırma; dalıp gitme |
| 君 | sen; efendi; hükümdar | クン | きみ · -ぎみ | 7 | 君 (きみ): sen (samimi) 君主 (くんしゅ): hükümdar |
| 閉 | kapamak; kapanmak | ヘイ | と.じる · と.ざす · し.める · し.まる · た.てる | 11 | 閉まる (しまる): kapanmak 閉める (しめる): kapatmak |
| 緒 | başlangıç; ip; duygu | ショ · チョ | お · いとぐち | 14 | 一緒 (いっしょ): birlikte 情緒 (じょうしょ): duygu, his |
| 折 | katlamak; kırmak; fırsat | セツ · シャク | お.る · おり · お.り · -お.り · お.れる | 7 | 折る (おる): kırmak; katlamak 折れる (おれる): kırılmak; katlanmak |
| 草 | ot; çimen; taslak | ソウ | くさ · くさ- · -ぐさ | 9 | 草 (くさ): ot, çimen 草履 (ぞうり): zori (Japon sandaleti) |
| 暮 | akşam; yaşamak; geçinmek | ボ | く.れる · く.らす | 14 | 暮れる (くれる): kararmak (gün); sona ermek 暮れ (くれ): yıl sonu; akşam |
| 酒 | içki; sake | シュ | さけ · さか- | 10 | お酒 (おさけ): içki; sake 酒 (さけ): içki; sake |
| 悲 | üzgün; üzülmek | ヒ | かな.しい · かな.しむ | 12 | 悲しい (かなしい): üzgün, hüzünlü 悲劇 (ひげき): trajedi |
| 晴 | açmak (hava); güneşli | セイ | は.れる · は.れ · は.れ- · -ば.れ · は.らす | 12 | 晴れ (はれ): açık hava, güneşli hava 晴れる (はれる): (hava) açmak |
| 掛 | asmak; takmak; harcamak | カイ · ケイ | か.ける · -か.ける · か.け · -か.け · -が.け · か.かる · -か.かる · -が.かる · か.かり · -が.かり · かかり · -がかり | 11 | お目に掛かる (おめにかかる): görüşmek (üst kişiyle, alçakgönüllü) 掛け算 (かけざん): çarpma (matematik) |
| 到 | varmak; ulaşmak | トウ | いた.る | 8 | 到着 (とうちゃく): varış 到達 (とうたつ): ulaşma, erişme |
| 寝 | uyumak; yatmak | シン | ね.る · ね.かす · い.ぬ · みたまや · や.める | 13 | 寝る (ねる): yatmak, uyumak 寝坊 (ねぼう): geç uyanma, uyuyakalma |
| 暗 | karanlık | アン | くら.い · くら.む · くれ.る | 13 | 暗い (くらい): karanlık; kasvetli 暗記 (あんき): ezber, ezberleme |
| 盗 | çalmak | トウ | ぬす.む · ぬす.み | 11 | 盗む (ぬすむ): çalmak 強盗 (ごうとう): soygun |
| 吸 | emmek; solumak; içmek (sigara) | キュウ | す.う | 6 | 吸う (すう): (sigara) içmek; emmek; solumak 吸収 (きゅうしゅう): emme, soğurma |
| 陽 | güneş; güneş ışığı | ヨウ | ひ | 12 | 太陽 (たいよう): güneş 陽気 (ようき): neşe; hava, mevsim |
| 御 | saygı öneki; yönetmek | ギョ · ゴ | おん- · お- · み- | 12 | 御飯 (ごはん): pişmiş pirinç; yemek 晩御飯 (ばんごはん): akşam yemeği |
| 歯 | diş | シ | よわい · は · よわ.い · よわい.する | 12 | 歯 (は): diş 歯医者 (はいしゃ): diş hekimi |
| 忘 | unutmak | ボウ | わす.れる | 7 | 忘れる (わすれる): unutmak 忘れ物 (わすれもの): unutulan eşya |
| 雪 | kar | セツ | ゆき | 11 | 雪 (ゆき): kar 吹雪 (ふぶき): kar fırtınası, tipi |
| 吹 | üflemek; esmek | スイ | ふ.く | 7 | 吹く (ふく): esmek; üflemek 吹雪 (ふぶき): kar fırtınası, tipi |
| 娘 | kız evlat; genç kız | ジョウ | むすめ · こ | 10 | 娘 (むすめ): kızım; genç kız |
| 誤 | yanlış; hata | ゴ | あやま.る · -あやま.る | 14 | 誤り (あやまり): hata, yanlışlık 誤解 (ごかい): yanlış anlama |
| 洗 | yıkamak | セン | あら.う | 9 | 洗う (あらう): yıkamak 洗濯 (せんたく): çamaşır yıkama |
| 畑 | tarla; bostan | はた · はたけ · -ばたけ | 9 | 畑 (はたけ): tarla | |
| 慣 | alışmak | カン | な.れる · な.らす | 14 | 習慣 (しゅうかん): alışkanlık; gelenek 慣れる (なれる): alışmak |
| 礼 | teşekkür; selam, reverans; görgü | レイ · ライ | 5 | お礼 (おれい): teşekkür 礼 (れい): teşekkür; selam, reverans | |
| 窓 | pencere | ソウ · ス | まど · てんまど · けむだし | 11 | 窓 (まど): pencere 窓口 (まどぐち): gişe |
| 昔 | eski zaman; geçmiş | セキ · シャク | むかし | 8 | 昔 (むかし): eskiden, eski zamanlar |
| 貧 | yoksul; yoksulluk | ヒン · ビン | まず.しい | 11 | 貧しい (まずしい): yoksul 貧困 (ひんこん): yoksulluk |
| 怒 | kızmak; öfke | ド · ヌ | いか.る · おこ.る | 9 | 怒る (おこる): kızmak 怒り (いかり): öfke |
| 泳 | yüzmek | エイ | およ.ぐ | 8 | 泳ぐ (およぐ): yüzmek 水泳 (すいえい): yüzme |
| 祖 | ata; kurucu | ソ | 9 | お祖父さん (おじいさん): dede; yaşlı adam 祖父 (そふ): dede (kendi dedem) | |
| 杯 | kadeh; bardak sayacı | ハイ | さかずき | 8 | 乾杯 (かんぱい): şerefe; kadeh kaldırma 杯 (さかずき): sake kadehi |
| 疲 | yorulmak | ヒ | つか.れる · -づか.れ · つか.らす | 10 | 疲れる (つかれる): yorulmak 疲れ (つかれ): yorgunluk |
| 皆 | herkes; hepsi | カイ | みな · みんな | 9 | 皆さん (みなさん): herkes (hitap) 皆 (みな): herkes |
| 鳴 | ötmek; çalmak (ses) | メイ | な.く · な.る · な.らす | 14 | 鳴く (なく): ötmek; havlamak; miyavlamak (hayvan) 鳴る (なる): çalmak, ses çıkarmak |
| 腹 | karın | フク | はら | 13 | 腹 (はら): karın 空腹 (くうふく): açlık |
| 煙 | duman | エン | けむ.る · けむり · けむ.い | 13 | 煙 (けむり): duman 禁煙 (きんえん): sigara içmek yasaktır |
| 眠 | uyumak; uykulu | ミン | ねむ.る · ねむ.い | 10 | 眠い (ねむい): uykulu 眠る (ねむる): uyumak |
| 怖 | korkmak; korkunç | フ · ホ | こわ.い · こわ.がる · お.じる · おそ.れる | 8 | 怖い (こわい): korkunç 恐怖 (きょうふ): dehşet, korku |
| 耳 | kulak | ジ | みみ | 6 | 耳 (みみ): kulak 初耳 (はつみみ): ilk kez duyulan şey |
| 頂 | tepe, zirve; almak (alçakgönüllü) | チョウ | いただ.く · いただき | 11 | 頂上 (ちょうじょう): zirve, doruk 頂点 (ちょうてん): zirve; tepe noktası |
| 箱 | kutu | ソウ | はこ | 15 | 箱 (はこ): kutu |
| 晩 | akşam; gece | バン | 12 | 晩 (ばん): akşam 今晩 (こんばん): bu akşam | |
| 寒 | soğuk | カン | さむ.い | 12 | 寒い (さむい): soğuk (hava) 寒帯 (かんたい): kutup kuşağı, soğuk kuşak |
| 髪 | saç | ハツ | かみ | 14 | 髪 (かみ): saç 髪の毛 (かみのけ): saç (tel tel) |
| 忙 | meşgul | ボウ · モウ | いそが.しい · せわ.しい · おそ.れる · うれえるさま | 6 | 忙しい (いそがしい): meşgul, yoğun 多忙 (たぼう): çok yoğunluk, iş yükü |
| 才 | yetenek; yaş | サイ | 3 | 才能 (さいのう): yetenek 天才 (てんさい): dâhi | |
| 粧 | süslenmek; makyaj | ショウ | 12 | 化粧 (けしょう): makyaj | |
| 靴 | ayakkabı | カ | くつ | 13 | 靴 (くつ): ayakkabı 靴下 (くつした): çorap |
| 恥 | utanç; utanmak | チ | は.じる · はじ · は.じらう · は.ずかしい | 10 | 恥ずかしい (はずかしい): utanmak; utanç verici 恥 (はじ): utanç, ayıp |
| 偶 | tesadüf; çift sayı | グウ | たま | 11 | 偶 (たま): ara sıra, seyrek 偶然 (ぐうぜん): tesadüf; tesadüfen |
| 偉 | büyük, saygın; üstün | イ | えら.い | 12 | 偉大 (いだい): büyüklük, yücelik 偉い (えらい): saygın, büyük; takdire değer |
| 尻 | kalça; popo; arka | コウ | しり | 5 | 尻 (しり): kalça, popo |
| 猫 | kedi | ビョウ | ねこ | 11 | 猫 (ねこ): kedi |
| 幾 | kaç; birkaç | キ | いく- · いく.つ · いく.ら | 12 | 幾分 (いくぶん): biraz, bir ölçüde 幾多 (いくた): pek çok, sayısız |
| 脇 | koltuk altı; yan | キョウ | わき · わけ | 10 | 脇 (わき): yan, kenar; koltuk altı |
| 鍋 | tencere | カ | なべ | 17 | 鍋 (なべ): tencere; güveç (nabe) |
| 袖 | kol (giysi) | シュウ | そで | 10 | 袖 (そで): kol (giysi) |
| 頃 | sıralarda; zaman | ケイ · キョウ | ころ · ごろ · しばら.く | 11 | 頃 (ころ): sıralarda, civarında; zaman 近頃 (ちかごろ): son zamanlarda |
| 謎 | bilmece; gizem | メイ · ベイ | なぞ | 16 | 謎 (なぞ): bilmece; gizem 謎謎 (なぞなぞ): bilmece |
| 挨 | yaklaşmak (selamlaşmada) | アイ | ひら.く | 10 | 挨拶 (あいさつ): selam, selamlaşma |
| 餌 | yem | ジ · ニ | え · えば · えさ · もち | 14 | 餌 (えさ): yem |
| 膝 | diz; kucak | シツ | ひざ | 15 | 膝 (ひざ): diz; kucak |
| 諦 | vazgeçmek; hakikat | テイ · タイ | あきら.める · つまびらか · まこと | 16 | 諦める (あきらめる): vazgeçmek 諦め (あきらめ): kabullenme, vazgeçme |
| 僅 | çok az; yalnızca | キン · ゴン | わず.か | 12 | 僅か (わずか): çok az; yalnızca |
| 戚 | akraba; keder | ソク · セキ | いた.む · うれ.える · みうち | 11 | 親戚 (しんせき): akraba |
| 拶 | yaklaşmak (selamlaşmada) | サツ | せま.る | 9 | 挨拶 (あいさつ): selam, selamlaşma |
| 溺 | boğulmak; kendini kaptırmak | デキ · ジョウ · ニョウ | いばり · おぼ.れる | 13 | 溺れる (おぼれる): boğulmak; kendini kaptırmak |
| 籠 | sepet; kafes; kapanmak | ロウ · ル | かご · こ.める · こも.る · こ.む | 22 | 籠 (かご): sepet; kafes |
Bu listede neler dikkat çekiyor?
Bu 387 kanjinin dörtte üçe yakını, Japon çocuklarının ilkokulun 3. ile 6. sınıfları arasında öğrendiği karakterlerdir. Aşağıdaki gözlemleri sayfadaki veriyi tek tek sayarak çıkardık. Hangi kalıpların baskın olduğunu bilmek, kanjileri tek tek değil gruplar hâlinde öğrenmeni sağlar.
| Japon okulunda öğretildiği düzey | Kanji sayısı | Örnekler |
|---|---|---|
| İlkokul 1–2. sınıf | 37 | 市, 内, 回, 数, 頭 |
| İlkokul 3–4. sınıf | 172 | 相, 定, 議, 民, 選 |
| İlkokul 5–6. sınıf | 113 | 政, 経, 現, 権, 認 |
| Ortaokul ve sonrası | 65 | 歳, 与, 突, 彼, 込 |
Tabloda ilkokul 1–2. sınıf kanjilerinin de bulunması sana ilk bakışta tuhaf gelebilir. Bunlar 市, 回, 頭 gibi basit karakterlerdir, ama okunuşları ve kullanımları N3 düzeyinde genişler. Ortaokul grubundaki 彼, 寝, 忙 gibi kanjileri ise muhtemelen zaten tanıyorsun; karmaşık görünseler de günlük hayatta çok sık geçerler.
Çince okunuşların yarısından fazlası uzun ünlü ya da ン ile biter
Her kanjinin ilk on okunuşuna bakınca 85’inin ウ, 63’ünün イ ile bittiğini görürsün; bunlar uzun ünlü üretir (コウ, セイ). 72 kanjinin okunuşu ise ン ile biter. Toplamda 220 kanji, yani listenin yüzde 57’si bu üç grupta toplanır. Bu yüzden kanji okuma sorularında せいじ ile せじ gibi yalnız uzunlukla ayrılan seçeneklere hazırlıklı ol.
İkinci önemli grup ク, ツ, キ, チ ile biten 79 okunuştur. Bu kanjiler kelimenin başında durduğunda ve sonraki kanji k, s, t ya da h sesiyle başladığında küçük っ üretebilir; h sesi bu durumda p’ye döner. Listedeki örneklerden 学期 (がっき), 失敗 (しっぱい), 列車 (れっしゃ) ve 欠席 (けっせき) bu kurala uyar. 確実 (かくじつ) ise ikinci kanji ötümlü bir sesle başladığı için ikizleşmez.
Aynı on okunuşunu paylaşan büyük aileler var
Listede en kalabalık ses ailesi コウ‘dur: 11 kanjinin ilk on okunuşu budur (交, 向, 構, 好, 港, 候, 光, 降, 幸, 更, 尻). Onu トウ (9 kanji) ve セイ (8 kanji) izler. Bu, dinlemede ve okunuştan kanji seçme sorularında sesin tek başına yetmeyeceği anlamına gelir. Örnek kelimeler arasında da aynı okunan çiftler var: 科学 ve 化学 ikisi de かがく okunur. Japonlar konuşmada karışıklığı önlemek için ikincisine ばけがく da der.
Yedi bileşen listenin önemli bir kısmını taşır
KANJIDIC2’nin resmî kök (radikal) atamalarına göre en sık kökler 人 (23 kanji), 辶 (19), 水 (17), 心 (16), 宀 (15), 手 (15) ve 言’dir (14). Bileşen sözlüğü KRADFILE ile görsel parçalara bakınca tablo daha da netleşir:
- 辶 (yürümek, yol): 20 kanjide geçer, çoğu hareket ya da mesafe bildirir: 連, 進, 過, 追, 退, 迎, 返, 遅, 遠, 逃, 遊, 迷.
- 亻 (insan): 25 kanjide geçer, çoğu kişi ya da ilişki bildirir: 信, 任, 係, 位, 供, 伝, 働, 例.
- 氵 (su): 18 kanjide geçer, çoğu akış ya da sıvı bildirir: 流, 消, 渡, 深, 港, 満, 浮, 洗, 泳.
- 扌 (el): 16 kanjide geçer, çoğu el hareketi bildirir: 指, 投, 打, 捕, 抜, 押, 払, 招, 抱, 探, 折.
- 言 (söz): 15 kanjide geçer, çoğu konuşma ya da düşünce bildirir: 議, 調, 談, 説, 論, 訪, 許, 誤.
- 心 ve 忄 (kalp): 19 kanjide geçer, çoğu duygu bildirir: 感, 想, 念, 愛, 恐, 悲, 怒, 情, 慣, 怖, 忙.
- 糸 (iplik): 9 kanjide geçer, çoğu bağ ya da süreklilik bildirir: 経, 約, 続, 組, 給, 絶, 絵, 緒.
Bileşen anlamı her zaman kelime anlamını vermez; 絵 (resim) iplikle ilgili değildir. Yine de yeni bir kanjiyi “el + ses ipucu” ya da “kalp + ses ipucu” diye bölmek, onu ezberlemekten çok daha kolay akılda tutar.
Bazı bileşenler okunuşu da ele verir
Kanjilerin çoğu bir anlam parçası ile bir ses parçasından oluşur. Bu listede ses parçasının işe yaradığı birkaç güvenilir grup var:
| Ses parçası | Kanjiler | Ortak on okunuşu |
|---|---|---|
| 青 | 晴, 静, 精 (情 çoğunlukla ジョウ okunur) | セイ |
| 皮 | 疲, 彼 | ヒ |
| 非 | 非, 悲 | ヒ |
| 責 | 責, 積 | セキ |
| 韋 | 違, 偉 | イ |
| 共 | 共, 供 | キョウ |
| 包 / 召 / 兆 | 抱 / 招 / 逃 | ホウ / ショウ / トウ |
On iki kanjinin örnekleri geçişli-geçişsiz fiil çiftidir
Listede 12 kanjinin iki örnek kelimesi aynı kökten bir geçişsiz ve bir geçişli fiildir: 決まる / 決める, 続く / 続ける, 直る / 直す, 戻る / 戻す, 閉まる / 閉める, 倒れる / 倒す, 消える / 消す, 落ちる / 落す, 抜ける / 抜く, 渡る / 渡す, 折れる / 折る, 逃げる / 逃がす. Bu çiftleri tek kart olarak çalış; kanji aynı kalır, değişen yalnız kanjiden sonra gelen hiragana kısmıdır.
Yirmi kanji listeye örnek kelimeleri sayesinde girdi
Jonathan Waller’ın N3 kanji listesinde 367 karakter var. OpenJLPT, N3 kelimelerinde geçen ama hiçbir seviyeye atanmamış 20 kanjiyi de bu seviyeye ekledi: 的, 可, 身, 畑, 粧, 尻, 脇, 鍋, 袖, 頃, 謎, 挨, 餌, 膝, 諦, 僅, 戚, 拶, 溺, 籠. Bunların çoğu yalnız tek bir kelimede kullanılır: 挨拶 (selam), 親戚 (akraba), 化粧 (makyaj). Tablodaki tek örnekli 18 kanjinin 14’ü bu gruptandır.
Bu grubun 15’i (挨, 拶, 戚, 僅, 溺, 籠, 謎, 餌, 膝, 諦, 頃, 袖, 鍋, 脇, 尻) resmî kanji listesine (jōyō kanji) ancak 2010 revizyonunda girdi. Bu yüzden eski metinlerde あいさつ gibi hiragana yazımlara da rastlarsın. Bugün 挨拶 ve 親戚 kanjiyle yazılır; okuyabilmen yeterlidir.
Hangi kanjiler birbirine karışır?
Bu listede en sık karışan kanjiler, aynı kun okunuşunu paylaşan çiftlerdir. Hiraganayla verilen bir kelimenin kanjisini seçerken (yazım soruları) ikisi de doğru görünür. Aşağıdaki çiftlerin her iki üyesi de bu sayfadadır. Ayırmanın yolu, her birini tipik bir kalıpla birlikte ezberlemektir.
| Okunuş | Birinci kullanım | İkinci kullanım |
|---|---|---|
| なおる | 風邪が治る: soğuk algınlığı geçer (hastalık, yara) | 時計が直る: saat onarılır (eşya, hata) |
| あらわす | 気持ちを表す: duygusunu ifade eder | 姿を現す: ortaya çıkar, görünür |
| つとめる | 会社に勤める: bir şirkette çalışır | 解決に努める: çözmek için çabalar; 司会を務める: sunuculuk görevini üstlenir |
| おさめる | 国を治める: ülkeyi yönetir | 成功を収める: başarı elde eder |
| さす | 指で指す: parmakla gösterir | 傘を差す: şemsiye açar |
| やさしい | 優しい人: nazik insan | 易しい問題: kolay soru |
| さめる | 目が覚める: uyanır | お茶が冷める: çay soğur |
İkinci risk grubu, birbirine benzeyen şekillerdir. Bunları yan yana yazıp farkı kendi gözünle görmek, tek tek bakmaktan daha etkilidir.
- 未 ve 末: 未‘de üst yatay çizgi kısadır, anlamı “henüz değil”dir (未来, gelecek). 末‘te üst çizgi uzundur, anlamı “son”dur (週末, hafta sonu).
- 申 ve 由: 申‘de dikey çizgi üstten ve alttan taşar; 由‘da yalnız üstten taşar.
- 責 ve 積: ikisi de セキ okunur; 積 soluna tahıl parçası (禾) alır ve “yığmak” anlamı taşır.
- 識 ve 職: sağ yarıları aynıdır; söz parçalı (言) olan “bilmek” (常識), kulak parçalı (耳) olan “iş” anlamındadır (就職).
- 違 ve 偉: ikisi de イ okunur; yol parçalı olan “farklı olmak”, insan parçalı olan “saygın” demektir.
- 疲 ve 痛: ikisi de hastalık çatısı (疒) taşır; biri “yorulmak”, diğeri “acımak” anlamındadır.
Örnek kelimelerdeki yazım farkına dikkat: tabloda 落す ve 曲る biçimleri sözlükte geçtiği gibi verildi. Gazetede ve resmî yazıda bugün 落とす ve 曲がる yazılır. Yazım sorusunda okurigana farkına takılmamak için standart biçimi öğren.
387 kanjiyi nasıl kalıcı öğrenirsin?
En verimli yol, her kanjiyi bir örnek kelimeyle aralıklı tekrar sistemine koymaktır. Bellek araştırmaları iki ilkede birleşir. Birincisi, bilgiyi aynı gün üst üste tekrar etmek yerine günlere yaymak kalıcılığı belirgin biçimde artırır (aralıklı tekrar etkisi). İkincisi, cevaba bakmadan hatırlamaya çalışmak yeniden okumaktan daha güçlü iz bırakır (sınanma etkisi). Anki gibi kart programları bu iki ilkeyi otomatik uygular.
Ön yüze kanjiyi değil örnek kelimeyi yaz: 政治. Arka yüze okunuşu, Türkçe anlamı ve kanjinin tek başına anlamını koy. Kanji tek başına seyrek okunur; sınavda ve metinde onu hep bir kelimenin içinde görürsün.
İlk turda kanjiyi görünce okunuşunu ve anlamını hatırlamaya çalış. Kart oturduktan sonra ters yönü ekle: Türkçe anlamdan ya da hiraganadan kanjiyi zihninde canlandır. İkinci yön yazım sorularına hazırlar.
JLPT’de kanji yazdırılmaz, ama benzer şekilleri ayırt etmen gerekir. Karıştırdığın kanjiyi çizgi sırasına uyarak üç dört kez yazmak, gözünün farkı yakalamasını kolaylaştırır. Çizgi sırasını KanjiVG verisini kullanan sözlüklerde görebilirsin.
Haftanın kanjilerini süreli okuma metinlerinde ara. Bir kanjiyi kartta tanıyıp metinde tanıyamıyorsan, onu ayrıca not et ve ertesi gün yeniden çalış.
10 haftalık tekrar planı
Aşağıdaki plan listeyi tablodaki sırayla, haftada 40 kanjiyle ilerletir. Günde 6 yeni kanji ve onların örnek kelimeleri demektir. Gazete sıklığına göre sıralandığı için ilk haftalar soyut ve resmî kanjilerle başlar. Son haftalarda 猫, 靴, 鍋 gibi gazetede seyrek ama konuşmada çok sık karakterler gelir; bunlar genelde daha hızlı öğrenilir.
| Hafta | Liste sırası | İlk ve son kanji | Odak |
|---|---|---|---|
| 1 | 1–40 | 政 … 和 | Siyaset ve kurum kanjileri; 政治, 関係 gibi bileşikler |
| 2 | 41–80 | 機 … 任 | Geçişli-geçişsiz çiftler (続く / 続ける) |
| 3 | 81–120 | 引 … 与 | İlk iki haftanın genel tekrarı ve yeni grup |
| 4 | 121–160 | 供 … 限 | Aynı okunan çiftler (易しい / 優しい) |
| 5 | 161–200 | 追 … 満 | 辶 ve 亻 bileşenli kanjiler |
| 6 | 201–240 | 敗 … 彼 | Ara değerlendirme: 1–200 arası rastgele kart turu |
| 7 | 241–280 | 未 … 等 | Benzer şekiller (未 / 末) |
| 8 | 281–320 | 老 … 折 | Duygu kanjileri (心, 忄) |
| 9 | 321–360 | 草 … 箱 | Günlük hayat kanjileri; ev, beden, hava |
| 10 | 361–387 | 晩 … 籠 | 2010’da eklenen kanjiler ve tüm listenin tekrarı |
Bu tempo herkese uymaz. Japonca çalışmaya günde yarım saatten az ayırabiliyorsan haftayı 25–30 kanjiye indir; listeyi hızlı bitirmek, kartları biriktirip tekrarı aksatmaktan iyi değildir. Tekrar kuyruğun her gün yeni kart sayısının birkaç katına çıktığında bir iki gün yeni kart eklemeyi durdur.
Türkçe konuşan biri kanjide nereden avantaj sağlar?
Türkçe sana ek mantığıyla çalışan kanjilerde ve kelime tınısında belirgin bir kolaylık verir. Japonca kanji bileşikleri, eklemeli bir dil konuşan birine sandığından daha tanıdık gelir.
Bazı kanjiler Türkçe ek gibi çalışır
Listedeki 的, 化, 性, 非 ve 未 çoğu zaman bir kelimenin önüne ya da arkasına eklenen yapı taşlarıdır. Türkçedeki türetme eklerine benzer şekilde, kökün anlamını sabit bir yönde değiştirirler:
| Kanji | Türkçe karşılığı | Örnek |
|---|---|---|
| 〜的 | -sel, -sal, -ce | 積極的 (せっきょくてき): aktif, girişken |
| 〜化 | -leşme, -laşma | 国際化 (こくさいか): uluslararasılaşma |
| 〜性 | -lik, nitelik | 可能性 (かのうせい): olasılık |
| 非〜 | -dışı, gayri- | 非常 (ひじょう): olağanüstü durum |
| 未〜 | henüz … -memiş | 未来 (みらい): gelecek, “henüz gelmemiş olan” |
Kun ve on farkı Türkçedeki öz ve alıntı kelime farkına benzer
Japoncada kun okunuşlu kelimeler gündelik, on okunuşlu bileşikler daha resmî tınlar. 本を返す “kitabı geri vermek”, 本を返却する ise “kitabı iade etmek” gibidir. Türkçede de “geri vermek” günlük konuşmaya, “iade etmek” kütüphane ve resmî yazıya yakındır. Bu sezgiyi kullanırsan okuma metinlerinde hangi kelimenin hangi üsluba ait olduğunu daha kolay sezersin.
Uzunluk farkını kulağına öğret
Türkçede ünlü uzunluğu çoğu zaman anlam ayırmaz; Japoncada ise こう ile こ ayrı hecelerdir. Bu listedeki on okunuşlarının yarısından fazlası uzun ünlüyle bittiği için, örnek kelimeleri sesli okumadan geçme. Uzun ünlüyü iki vuruş gibi sayarak okumak, okunuş sorularındaki çeldiricileri fark etmeni kolaylaştırır.
Okunuşu klavyeyle sına
Bilgisayarına ya da telefonuna Japonca giriş yöntemi (IME) ekle ve örnek kelimeleri Latin harfleriyle yazmayı dene. seiji yazıp listede 政治 çıkıyorsa okunuşu doğru biliyorsun demektir; çıkmıyorsa uzunluğu ya da çift ünsüzü yanlış hatırlıyorsundur.
Pratik ipuçları
- Kelimeyle başla: her kanjiyi en az bir örnek kelimesiyle öğren, tek başına anlamıyla yetinme.
- Kendi Türkçe hikâyeni kur: 働 (çalışmak) “insan (亻) hareket eder (動)” diye akılda kalır; bu kanji Japonya’da üretilmiş bir karakterdir.
- Çiftleri birlikte çalış: aynı okunan ya da benzer görünen kanjileri aynı oturumda, yan yana tekrar et.
- Seyrek okunuşu ertele: tablodaki eski kun okunuşlarını ilk turda atla, örnek kelimelerdekilere odaklan.
- Resmî soru biçimini gör: kanji okuma ve yazım sorularının nasıl kurulduğunu JLPT örnek soru sayfasından incele.
- Hata günlüğü tut: yanlış okuduğun her kelimeyi tarihle not et ve haftalık tekrarına ekle.
Bu listeden sonra nereye geçersin?
Kanjiler kelimelerin içinde anlam kazanır, bu yüzden bu listeyi kelime listeleriyle birlikte yürüt. N3 kelimeleri okunuş sırasına göre üç parçaya bölündü: kelime listesi 1/3, kelime listesi 2/3 ve kelime listesi 3/3. Kanjileri cümle içinde görmek için N3 dilbilgisi sayfasındaki örnek cümleleri sesli oku.
Öğrendiklerini sınamak istediğinde N3 çıkmış sorular sayfasındaki özgün okunuş ve yazım alıştırmalarını çöz. Kart destesine hazır bir başlangıç istiyorsan kelime kartları aracına bak. Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki adım N2 kanji listesidir.
Ücretsiz bir ders ortamı arıyorsan Japan Foundation’ın JF Japanese e-Learning Minato platformunun kurs filtresinde kana ve kanji kategorileri bulunur; kursların bir kısmı ücretsiz, bir kısmı ücretlidir.
Sık sorulan sorular
Başka sitelerde N3 için 367 kanji görüyorum; burada neden 387 var?
Fark, listenin hangi kaynaktan derlendiğinden gelir. Jonathan Waller’ın topluluk listesinde N3 için 367 kanji var. OpenJLPT bunlara, N3 kelimelerinde geçen ama hiçbir seviyeye atanmamış 20 kanjiyi ekledi. Resmî bir liste olmadığı için iki sayı da yaklaşık kabul edilmelidir.
Tablodaki kun okunuşlarının hepsini ezberlemem gerekir mi?
Gerekmez. KANJIDIC2 bir kanjinin tarihsel ve seyrek okunuşlarını da listeler. N3 için önce örnek kelimelerde geçen okunuşları öğren. Geri kalanları okuma metinlerinde karşına çıktıkça eklersin.
N4 kanjilerini bilmeden bu listeye başlayabilir miyim?
Başlayabilirsin, ama verimsiz olur. Bu sayfadaki örnek kelimelerin birçoğu alt seviyedeki kanjileri de içerir; 会議 kelimesindeki 会 N5 düzeyindedir. N4 listesini en azından tanıma düzeyinde bitirmek, N3 kartlarını çok daha hızlı oturtur.
Listede neden 猫 ve 鍋 gibi basit görünen kanjiler sonlarda?
Sıralama gazete sıklığına göredir, zorluk ya da gündelik önem sırasına göre değil. 猫 ve 鍋 konuşmada çok sık geçer ama haber metninde seyrektir. 鍋 ayrıca resmî kanji listesine 2010’da girdi.
Kanjileri liste sırasıyla mı, bileşenlerine göre mi çalışmalıyım?
İkisini birleştirmek en pratik yoldur. Yeni kanjileri liste sırasıyla al, tekrar oturumlarında ise aynı bileşeni ya da okunuşu paylaşanları yan yana koy. Böylece sık kanjileri önce öğrenirsin, benzerleri de birbirinden ayırmayı alışkanlık hâline getirirsin.
Günde kaç kanji öğrenmek gerçekçi?
Çoğu kişi için günde 5 ile 10 arası sürdürülebilir bir aralıktır. Asıl sınır yeni kanji değil, birikmiş tekrar yüküdür. Günde 6 kanjiyle liste yaklaşık 10 haftada biter; tekrar yükün arttıkça hızı düşürmekten çekinme.
Örnek kelimelerdeki 打合せ ve 支払 yazımları doğru mu?
İkisi de kullanılan yazımlardır. İş yazışmalarında ve resmî belgelerde okurigana kısaltılarak 打合せ ve 支払 yazılabilir. Gündelik metinde daha çok 打ち合わせ ve 支払い biçimlerini görürsün; iki yazımı da tanıman yeterlidir.
Kaynaklar
Bu sayfa 14 Ekim 2026 tarihinde aşağıdaki kaynaklarla kontrol edildi.
- JLPT — N1-N5: Summary of Linguistic Competence Required for Each Level
- JLPT — FAQ (Test Content Specifications sorusu)
- JLPT — Test Sections and Test Time
- JLPT — Sample Questions
- GitHub — OpenJLPT
- tanos.co.uk — JLPT N3 Kanji
- EDRDG — KANJIDIC2
- EDRDG — RADKFILE/KRADFILE
- 文化庁 — 常用漢字表(平成22年内閣告示第2号)
- Wikipedia — 常用漢字
- Wikipedia — List of jōyō kanji
- Jisho — 治 kanji kaydı
- KanjiVG — Kanji stroke order data
- Anki Manual — Background
- Wikipedia — Spacing effect
- Wikipedia — Testing effect
- The Japan Foundation — JF Japanese e-Learning Minato
Liste verileri OpenJLPT (CC BY-SA 4.0) veri setinden alındı; seviye atamaları Jonathan Waller’ın topluluk listelerine, okunuş ve anlam denetimi EDRDG (JMdict ve KANJIDIC2, CC BY-SA 4.0) kaynaklarına dayanır. Türkçe anlamlar ve açıklamalar Japonya.jp için özgün olarak yazıldı. JLPT resmî kelime ve kanji listesi yayımlamaz; seviye atamaları yaklaşık kabul edilmelidir.
