JLPT N3 kanji sayfası için örnek kartlar: 政 議 民 連 対

JLPT N3 Kanji Listesi

387 kanji; Türkçe anlamları, on ve kun okunuşları, örnek kelimeleri ve bu listeye özgü çalışma notlarıyla.

Yazan: Son güncelleme: 19 Ekim 2026Okuma süresi: 36 dakika

Hızlı bilgi

Bu listede387 kanji, 700 farklı örnek kelime
N5–N3 birikimiYaklaşık 640 kanji
SıralamaGazete kullanım sıklığı
Ortalama çizgi9,9 (3 ile 22 arası)
Resmî listeYok; JLPT 2010’dan beri yayımlamıyor
Kısa cevap

N3 için bu sayfada 387 kanji var; N5 ve N4 ile birlikte birikim 640 civarına çıkar. Liste resmî değildir, çünkü JLPT 2010’dan beri kanji listesi yayımlamıyor; sayılar topluluk listelerine dayanan OpenJLPT veri setinden gelir. Kanjiler gazetede en sık geçenden en seyreğe doğru sıralandı, her birinin yanında Türkçe anlamı ve iki örnek kelime var. Haftada 40 kanjiyle listeyi yaklaşık 10 haftada bitirirsin, ama asıl iş örnek kelimeleri okuyabilmektir.

Bu listeyi nasıl kullanırsın?

Listeyi yukarıdan aşağı, örnek kelimeleriyle birlikte çalış. Kanjiler KANJIDIC2 sözlüğünün gazete sıklığı sırasına göre dizildi. İlk satırlardaki 政, 議, 民 gibi karakterler Japon basınında en sık geçen 2.500 kanjinin ilk 30’u içindedir. Listenin sonundaki beş kanji (僅, 戚, 拶, 溺, 籠) o sıralamaya hiç girmez. Yukarıdan başlarsan sınavda ve gündelik metinde karşına en çok çıkacak karakterleri önce öğrenirsin.

Tablonun sütunları şunları gösterir:

  • On okunuşu: katakanayla yazılır; Çince kökenli okunuştur ve çoğunlukla iki kanjili kelimelerde kullanılır.
  • Kun okunuşu: hiraganayla yazılır; Japonca kökenli okunuştur ve genelde kanji tek başına ya da ekle kullanıldığında çıkar.
  • Noktalı kun okunuşu: noktadan önceki kısım kanjinin okunuşu, sonrası hiraganayla yazılan ektir (okurigana). つづ.く kaydı, kelimenin 続く diye yazıldığını gösterir.
  • Tireli okunuş: kanjinin kelimenin başında ya da sonunda ek gibi kullanıldığını gösterir; -がわ gibi.
  • Çizgi: kanjinin çizgi (fırça darbesi) sayısıdır; sözlükte arama yaparken işine yarar.
  • Örnek kelimeler: kanjinin N3 düzeyinde en çok kullanılan biçimidir; okunuşu ezberlemenin en sağlam yolu buradan geçer.

Kun sütunundaki bazı okunuşlar eski ya da çok seyrektir. 政 için verilen まつりごと ya da 対 için verilen こた.える gündelik metinde neredeyse hiç çıkmaz. Önce örnek kelimelerde geçen okunuşları öğren, geri kalanını tanıdık gelsin diye bir kez okuyup geç.

Bu sayfa yalnız N3’e yeni eklenen kanjileri listeler. Daha önceki 253 kanji N4 kanji listesinde ve onun bağlandığı N5 listesinde durur. Sınavın bölümleri, süreleri ve puan barajları için JLPT N3 rehberine bak; burada tekrar etmiyoruz.

KanjiAnlamOn okunuşuKun okunuşuÇizgiÖrnek kelimeler
政siyaset; yönetim, hükûmetセイ · ショウまつりごと · まん9政治 (せいじ): siyaset, politika
政府 (せいふ): hükûmet
議görüşme; müzakere, tartışmaギ20会議 (かいぎ): toplantı
会議室 (かいぎしつ): toplantı odası
民halk; milletミンたみ5市民 (しみん): kent sakini, yurttaş
国民 (こくみん): ulus, halk; vatandaş
連bağlamak; birleştirmek; yanında götürmekレンつら.なる · つら.ねる · つ.れる · -づ.れ10連絡 (れんらく): iletişim, haber verme
連れる (つれる): yanında götürmek, beraberinde getirmek
対karşı; karşılık; çiftタイ · ツイあいて · こた.える · そろ.い · つれあ.い · なら.ぶ · むか.う7反対 (はんたい): karşı çıkma, itiraz
対 (たい): karşı, -e karşı (ör. 2'ye 1)
部bölüm; kısım; birimブ-べ11全部 (ぜんぶ): hepsi, tamamı
部屋 (へや): oda
合uymak; birleşmek; bir araya gelmekゴウ · ガッ · カッあ.う · -あ.う · あ.い · あい- · -あ.い · -あい · あ.わす · あ.わせる · -あ.わせる6合う (あう): uymak, yakışmak; tutmak (cevap)
具合 (ぐあい): durum, hâl; sağlık durumu
市şehir; pazarシいち5市 (し): şehir, belediye
市民 (しみん): kent sakini, yurttaş
内iç; içeriナイ · ダイうち4案内 (あんない): rehberlik etmek, yol göstermek
以内 (いない): içinde (süre, miktar), en fazla
相karşılıklı; birlikte; bakanソウ · ショウあい-9相談 (そうだん): danışmak, fikir almak
相手 (あいて): karşı taraf; rakip; eş, partner
定belirlemek; sabitlemekテイ · ジョウさだ.める · さだ.まる · さだ.か8予定 (よてい): plan, program
安定 (あんてい): istikrar, denge
回dönmek; kez; turカイ · エまわ.る · -まわ.る · -まわ.り · まわ.す · -まわ.す · まわ.し- · -まわ.し · もとお.る · か.える6回る (まわる): dönmek, dolaşmak
回 (かい): kez, defa (sayaç)
選seçmekセンえら.ぶ · え.る · よ.る15選ぶ (えらぶ): seçmek
選手 (せんしゅ): sporcu, oyuncu
米pirinç; Amerikaベイ · マイ · メエトルこめ · よね6米 (こめ): pirinç (pişmemiş)
欧米 (おうべい): Avrupa ve Amerika; Batı
実gerçek; meyve, tohumジツ · シツみ · みの.る · まこと · みの · みち.る8実 (み): meyve, tohum; öz
確実 (かくじつ): kesinlik, güvenilirlik
関ilgi; geçit, kapıカンせき · -ぜき · かか.わる · からくり · かんぬき14玄関 (げんかん): giriş holü, antre
関係 (かんけい): ilişki, bağlantı
決karar vermek; belirlemekケツき.める · -ぎ.め · き.まる · さ.く7決まる (きまる): kararlaştırılmak, belli olmak
決める (きめる): karar vermek
全bütün; tümゼンまった.く · すべ.て6全部 (ぜんぶ): hepsi, tamamı
安全 (あんぜん): güvenlik
表yüzey, ön; tablo; ifade etmekヒョウおもて · -おもて · あらわ.す · あらわ.れる · あら.わす8表 (おもて): ön yüz; dış
表す (あらわす): ifade etmek; göstermek
戦savaş; mücadeleセンいくさ · たたか.う · おのの.く · そよ.ぐ · わなな.く13戦争 (せんそう): savaş
大戦 (たいせん): büyük savaş, dünya savaşı
経geçmek; yönetmek; boylamケイ · キョウ · キンへ.る · た.つ · たていと · はか.る · のり11経験 (けいけん): deneyim; deneyimlemek
経済 (けいざい): ekonomi
最en; son dereceサイ · シュもっと.も · つま12最近 (さいきん): son zamanlarda, son günlerde
最後 (さいご): son
現şimdiki; görünmekゲンあらわ.れる · あらわ.す · うつつ · うつ.つ11現す (あらわす): göstermek, ortaya koymak
現れ (あらわれ): belirti, dışavurum
調araştırmak; ayar; tonチョウしら.べる · しら.べ · ととの.う · ととの.える15調べる (しらべる): araştırmak, incelemek
強調 (きょうちょう): vurgu
化değişmek; dönüşmek; -leşmeカ · ケば.ける · ば.かす · ふ.ける · け.する4文化 (ぶんか): kültür
化学 (かがく): kimya
当isabet etmek; uygun; bu, söz konusuトウあ.たる · あ.たり · あ.てる · あ.て · まさ.に · まさ.にべし6お弁当 (おべんとう): öğle yemeği kutusu (bento)
適当 (てきとう): uygun; gelişigüzel, baştan savma
約söz; yaklaşıkヤクつづ.まる · つづ.める · つづま.やか9約束 (やくそく): söz, vaat
予約 (よやく): rezervasyon
首boyun; başシュくび9首 (くび): boyun
首相 (しゅしょう): başbakan
法yasa; yöntem; kuralホウ · ハッ · ホッ · フランのり8文法 (ぶんぽう): dilbilgisi
法律 (ほうりつ): yasa, kanun
性cinsiyet; nitelik, doğaセイ · ショウさが8女性 (じょせい): kadın
男性 (だんせい): erkek
的hedef; -sel (sıfat eki)テキまと8目的 (もくてき): amaç, hedef
積極的 (せっきょくてき): aktif, girişken
要gerek; ana nokta, özヨウい.る · かなめ9要る (いる): gerekmek, ihtiyaç olmak
必要 (ひつよう): gerekli
制sistem; düzen; kısıtlamaセイ8制限 (せいげん): kısıtlama, sınırlama
制度 (せいど): sistem, düzen
治yönetmek; iyileşmek; düzene sokmakジ · チおさ.める · おさ.まる · なお.る · なお.す8政治 (せいじ): siyaset, politika
治る (なおる): iyileşmek
務görev; işムつと.める11公務員 (こうむいん): devlet memuru
事務所 (じむしょ): ofis, büro
成olmak; gerçekleştirmekセイ · ジョウな.る · な.す · -な.す6完成 (かんせい): tamamlanma
構成 (こうせい): yapı, kuruluş, düzen
期dönem; süreキ · ゴ12延期 (えんき): erteleme
学期 (がっき): dönem, yarıyıl (okul)
取almak; tutmakシュと.る · と.り · と.り- · とり · -ど.り8取る (とる): almak
取り替える (とりかえる): değiştirmek (yenisiyle)
都başkent; büyük şehirト · ツみやこ11都 (と): büyükşehir (Tokyo-to)
都合 (つごう): uygunluk, müsaitlik; durum
和uyum; barış; Japon (tarzı)ワ · オ · カやわ.らぐ · やわ.らげる · なご.む · なご.やか · あ.える8平和 (へいわ): barış
英和 (えいわ): İngilizce-Japonca (sözlük)
機makine; fırsat; uçakキはた16飛行機 (ひこうき): uçak
機会 (きかい): fırsat
平düz; düzlük; barışヘイ · ビョウ · ヒョウたい.ら · たい.らげる · ひら5公平 (こうへい): adalet, tarafsızlık
平ら (たいら): düz, dümdüz
加eklemek; katılmakカくわ.える · くわ.わる5加減 (かげん): ayar, derece; toplama ve çıkarma
参加 (さんか): katılım
受almak, kabul etmek; sınava girmekジュう.ける · -う.け · う.かる8受付 (うけつけ): danışma, resepsiyon
受ける (うける): almak (ders), girmek (sınav)
続devam etmek; süreklilikゾク · ショク · コウ · キョウつづ.く · つづ.ける · つぐ.ない13続く (つづく): devam etmek, sürmek
続ける (つづける): devam ettirmek
進ilerlemekシンすす.む · すす.める11進む (すすむ): ilerlemek
進学 (しんがく): üst öğrenime geçme (üniversiteye girme)
数sayı; saymakスウ · ス · サク · ソク · シュかず · かぞ.える · しばしば · せ.める · わずらわ.しい13数学 (すうがく): matematik
数 (かず): sayı, rakam
記yazmak, kaydetmek; kayıtキしる.す10日記 (にっき): günlük, anı defteri
暗記 (あんき): ezber, ezberleme
初ilk; başlangıçショはじ.め · はじ.めて · はつ · はつ- · うい- · -そ.める · -ぞ.め7初め (はじめ): başlangıç
初めて (はじめて): ilk kez
指parmak; işaret etmekシゆび · さ.す · -さ.し9指 (ゆび): parmak
指輪 (ゆびわ): yüzük
権hak; yetkiケン · ゴンおもり · かり · はか.る15権利 (けんり): hak
権 (けん): yetki, hak
支desteklemek; dal, şubeシささ.える · つか.える · か.う4支度 (したく): hazırlık; hazırlanmak
支給 (しきゅう): ödeme, ödenek
産üretmek; doğurmak; ürünサンう.む · う.まれる · うぶ- · む.す11産業 (さんぎょう): sanayi, endüstri
生産 (せいさん): üretim; üretmek
点nokta; puan; işaretテンつ.ける · つ.く · た.てる · さ.す · とぼ.す · とも.す · ぼち9交差点 (こうさてん): kavşak
点 (てん): nokta; puan
報haber; bildirmek; karşılıkホウむく.いる12電報 (でんぽう): telgraf
天気予報 (てんきよほう): hava durumu
済bitmek; ödemek, kapatmakサイ · セイす.む · -ず.み · -ずみ · す.まない · す.ます · -す.ます · すく.う · な.す · わたし · わた.る11経済 (けいざい): ekonomi
済む (すむ): bitmek, sona ermek
活canlı; yaşamak; etkinlikカツい.きる · い.かす · い.ける9生活 (せいかつ): yaşam; yaşamak
活気 (かっき): canlılık, hareketlilik
原kaynak, öz; çayır, ovaゲンはら10原因 (げんいん): neden, sebep
原 (はら): çayır, ova
共birlikte; ortakキョウとも · とも.に · -ども6共通 (きょうつう): ortak nokta, ortaklık
共同 (きょうどう): ortak çalışma, işbirliği
得elde etmek; kazançトクえ.る · う.る11得る (える): elde etmek, kazanmak
得意 (とくい): iyi olduğu alan; gurur, kendinden memnunluk
解çözmek; anlamak; açıklamakカイ · ゲと.く · と.かす · と.ける · ほど.く · ほぐ.す · わか.る · さと.る13解決 (かいけつ): çözüm
解釈 (かいしゃく): yorum, yorumlama
交karışmak; kesişmek; ilişkiコウまじ.わる · まじ.える · ま.じる · まじ.る · ま.ざる · ま.ぜる · -か.う · か.わす · かわ.す · こもごも6交番 (こうばん): polis kulübesi (koban)
交差点 (こうさてん): kavşak
資kaynak; sermayeシ13資源 (しげん): kaynak (doğal kaynak)
資本 (しほん): sermaye
予öncedenヨ · シャあらかじ.め4予習 (よしゅう): derse önceden hazırlanma
予定 (よてい): plan, program
向yönelmek; karşı tarafコウむ.く · む.い · -む.き · む.ける · -む.け · む.かう · む.かい · む.こう · む.こう- · むこ · むか.い6向こう (むこう): karşı taraf, öte
向かう (むかう): yönelmek; -e doğru gitmek
際sırasında; kenar, sınırサイきわ · -ぎわ14国際 (こくさい): uluslararası
際 (さい): sırasında, … esnasında
勝kazanmak; üstün gelmekショウか.つ · -が.ち · まさ.る · すぐ.れる · かつ12勝つ (かつ): kazanmak
勝ち (かち): zafer, galibiyet
面yüz; yüzey; yönメン · ベンおも · おもて · つら9面 (めん): yüz; yüzey; yön, cephe; maske
場面 (ばめん): sahne, an
告bildirmek; duyurmakコクつ.げる7警告 (けいこく): uyarı
広告 (こうこく): reklam, ilan
反karşı; tersハン · ホン · タン · ホそ.る · そ.らす · かえ.す · かえ.る · -かえ.る4反対 (はんたい): karşı çıkma, itiraz
違反 (いはん): ihlal
判yargı; karar; mühürハン · バンわか.る7裁判 (さいばん): dava, yargılama
審判 (しんぱん): hakem; hakemlik
認tanımak; kabul etmek, onaylamakニンみと.める · したた.める14確認 (かくにん): teyit, kontrol
承認 (しょうにん): onay
参katılmak; gitmek (alçakgönüllü)サン · シンまい.る · まい- · まじわる · みつ8参る (まいる): gitmek, gelmek (alçakgönüllü)
参加 (さんか): katılım
利kâr; fayda; yararリき.く7便利 (べんり): kullanışlı, pratik
利用 (りよう): kullanma, yararlanma
組grup; birleştirmek, kurmakソく.む · くみ · -ぐみ11番組 (ばんぐみ): program (TV, radyo)
組 (くみ): sınıf; grup, takım
信güven; inançシン9信仰 (しんこう): inanç (dinî)
信号 (しんごう): trafik ışığı; sinyal
在bulunmak, var olmakザイあ.る6現在 (げんざい): şimdi, şu an; günümüz
存在 (そんざい): varlık, var olma
件olay; meseleケンくだん6事件 (じけん): olay, vaka
条件 (じょうけん): koşul, şart
側yan, tarafソクかわ · がわ · そば11両側 (りょうがわ): iki taraf
側 (がわ): taraf, yan
任görev; sorumluluk; bırakmakニンまか.せる · まか.す6責任 (せきにん): sorumluluk
任せる (まかせる): bırakmak, emanet etmek
引çekmekインひ.く · ひ.ける4字引 (じびき): sözlük
引く (ひく): çekmek
求istemek; aramakキュウ · グもと.める7請求 (せいきゅう): talep; fatura (ödeme talebi)
要求 (ようきゅう): talep, istek
所yerショところ · -ところ · どころ · とこ8所 (ところ): yer
台所 (だいどころ): mutfak
次sonraki; sıraジ · シつ.ぐ · つぎ6次 (つぎ): sonraki
次第 (しだい): -e bağlı olarak; sıra; … olur olmaz
昨dün; geçenサク9昨日 (きのう): dün
昨夜 (ゆうべ): dün gece
論tartışma; görüş; kuramロンあげつら.う15議論 (ぎろん): tartışma
結論 (けつろん): sonuç (varılan yargı)
官devlet görevlisi; resmî makamカン8警官 (けいかん): polis memuru
官庁 (かんちょう): devlet dairesi, resmî kurum
増artmak; çoğalmakゾウま.す · ま.し · ふ.える · ふ.やす14増える (ふえる): artmak
増加 (ぞうか): artış
係ilgili kişi; ilişkiケイかか.る · かかり · -がかり · かか.わる9関係 (かんけい): ilişki, bağlantı
係 (かかり): görevli, sorumlu
感duygu; hisカン13感覚 (かんかく): duyu, algı
感じ (かんじ): his, izlenim
情duygu; durum, koşulジョウ · セイなさ.け11愛情 (あいじょう): sevgi, şefkat
感情 (かんじょう): duygu
投atmak; yatırmakトウな.げる · -な.げ7投げる (なげる): atmak, fırlatmak
投票 (とうひょう): oy verme
示göstermek; belirtmekジ · シしめ.す5掲示 (けいじ): ilan, duyuru
示す (しめす): göstermek, belirtmek
変değişmek; tuhafヘンか.わる · か.わり · か.える9変 (へん): tuhaf, garip
変える (かえる): değiştirmek
打vurmakダ · ダースう.つ · う.ち- · ぶ.つ5打つ (うつ): vurmak
打合せ (うちあわせ): ön görüşme, toplantı
直doğru, düz; düzeltmek; hemenチョク · ジキ · ジカただ.ちに · なお.す · -なお.す · なお.る · なお.き · す.ぐ8直す (なおす): düzeltmek, onarmak
直る (なおる): düzelmek, onarılmak
両iki; her ikiリョウてる · ふたつ6両親 (りょうしん): anne baba, ebeveyn
両方 (りょうほう): her iki taraf, ikisi de
式tören; biçim; formülシキ6式 (しき): denklem, formül; tören
正式 (せいしき): resmî, usulüne uygun
確kesin; emin; doğrulamakカク · コウたし.か · たし.かめる15確か (たしか): kesin, emin; galiba
確実 (かくじつ): kesinlik, güvenilirlik
果meyve; sonuç; gerçekleştirmekカは.たす · はた.す · -は.たす · は.てる · -は.てる · は.て8果物 (くだもの): meyve
結果 (けっか): sonuç
容içermek; biçim; görünüşヨウい.れる10内容 (ないよう): içerik
容易 (ようい): kolay
必mutlaka; kaçınılmazヒツかなら.ず5必ず (かならず): mutlaka, kesinlikle
必要 (ひつよう): gerekli
演sahnelemek; oynamak; gösteriエン14演技 (えんぎ): oyunculuk; performans
演説 (えんぜつ): konuşma, nutuk
歳yaş; yılサイ · セイとし · とせ · よわい13二十歳 (はたち): yirmi yaş
万歳 (ばんざい): yaşasın; banzai
争çekişmek; yarışmak; tartışmakソウあらそ.う · いか.でか6競争 (きょうそう): rekabet, yarışma
戦争 (せんそう): savaş
談konuşmak; görüşmekダン15相談 (そうだん): danışmak, fikir almak
冗談 (じょうだん): şaka
能yetenek; beceri; Noh tiyatrosuノウよ.く · あた.う10能 (のう): yetenek, beceri; Noh tiyatrosu
可能 (かのう): mümkün, olanaklı
位derece, rütbe; yaklaşıkイくらい · ぐらい7位 (くらい): derece, mertebe; yaklaşık, kadar
位置 (いち): konum, yer
置koymak; yerleştirmekチお.く · -お.き13置く (おく): koymak, bırakmak
位置 (いち): konum, yer
流akmak; akım; tarzリュウ · ルなが.れる · なが.れ · なが.す · -なが.す10流す (ながす): akıtmak; dökmek; yüzdürmek
流れ (ながれ): akış; akıntı
格statü; derece; karakter; hâl (dilbilgisi)カク · コウ · キャク · ゴウ10価格 (かかく): fiyat
合格 (ごうかく): başarı (sınavı geçme)
疑şüphe; kuşkulanmakギうたが.う14疑う (うたがう): şüphelenmek, kuşku duymak
疑問 (ぎもん): soru, kuşku
過geçmek; aşmak; hataカす.ぎる · す.ごす · あやま.ち · あやま.つ · よぎ.る · よ.ぎる12過ぎる (すぎる): aşmak, geçmek; fazla olmak
過去 (かこ): geçmiş
局daire, büro; kurumキョクつぼね7郵便局 (ゆうびんきょく): postane
局 (きょく): daire, müdürlük
放salıvermek; bırakmak; yaymakホウはな.す · -っぱな.し · はな.つ · はな.れる · こ.く · ほう.る8放送 (ほうそう): yayın; yayınlamak
放す (はなす): bırakmak, serbest bırakmak
常her zamanki; olağan; daimaジョウつね · とこ-11非常に (ひじょうに): son derece, çok
異常 (いじょう): anormallik, olağan dışılık
状durum; hâl; mektupジョウ7現状 (げんじょう): mevcut durum
状況 (じょうきょう): durum, koşullar
球top; küreキュウたま11球 (きゅう): küre; top
地球 (ちきゅう): Dünya (gezegen)
職iş; meslek; görevショク · ソク18職 (しょく): iş, meslek
就職 (しゅうしょく): işe girme
与vermek; katılmakヨあた.える · あずか.る · くみ.する · ともに3与える (あたえる): vermek; kazandırmak
給与 (きゅうよ): maaş, ücret
供sunmak; eşlik etmekキョウ · ク · クウ · グそな.える · とも · -ども8子供 (こども): çocuk
供給 (きょうきゅう): tedarik, arz
可olabilir; uygun; onayカ · コク-べ.き · -べ.し5可 (か): uygun, kabul edilebilir; geçer
可能 (かのう): mümkün, olanaklı
役rol; görev; faydaヤク · エキ7役に立つ (やくにたつ): işe yaramak, faydalı olmak
役 (やく): rol; görev; işe yararlık
構kurmak; yapı; duruşコウかま.える · かま.う14結構 (けっこう): yeterli; gayet iyi; (ret) gerek yok
構成 (こうせい): yapı, kuruluş, düzen
割bölmek; kırmak; oranカツわ.る · わり · わ.り · わ.れる · さ.く12割合 (わりあい): oran, yüzde
割れる (われる): kırılmak
身beden; kişinin kendisiシンみ7身 (み): beden; kendi
自身 (じしん): kendisi, bizzat
費masraf; harcamakヒつい.やす · つい.える12消費 (しょうひ): tüketim
費用 (ひよう): masraf, maliyet
付eklemek; iliştirmek; yapışmakフつ.ける · -つ.ける · -づ.ける · つ.け · つ.け- · -つ.け · -づ.け · -づけ · つ.く · -づ.く · つ.き · -つ.き · -つき · -づ.き · -づき5受付 (うけつけ): danışma, resepsiyon
付く (つく): yapışmak; eklenmek; (ışık) yanmak
由neden, sebep; -den gelmekユ · ユウ · ユイよし · よ.る5自由 (じゆう): özgürlük
理由 (りゆう): neden, sebep
説açıklamak; görüş, kuramセツ · ゼイと.く14小説 (しょうせつ): roman
説明 (せつめい): açıklama
難zor; güçlük; dertナンかた.い · -がた.い · むずか.しい · むづか.しい · むつか.しい · -にく.い18難しい (むずかしい): zor
困難 (こんなん): güçlük, zorluk
優nazik; üstün; oyuncuユウ · ウやさ.しい · すぐ.れる · まさ.る17優しい (やさしい): nazik, şefkatli
女優 (じょゆう): kadın oyuncu, aktris
夫koca, eş; adamフ · フウ · ブおっと · それ4丈夫 (じょうぶ): sağlam, dayanıklı; sağlıklı
大丈夫 (だいじょうぶ): sorun yok, iyi; merak etme
収toplamak; gelir; almakシュウおさ.める · おさ.まる4吸収 (きゅうしゅう): emme, soğurma
収穫 (しゅうかく): hasat, ürün
断kesmek; reddetmek; kararダンた.つ · ことわ.る · さだ.める11横断 (おうだん): karşıdan karşıya geçme
断る (ことわる): reddetmek, geri çevirmek
石taşセキ · シャク · コクいし5石 (いし): taş
石炭 (せきたん): kömür
違farklı olmak; yanlışイちが.う · ちが.い · ちが.える · -ちが.える · たが.う · たが.える13違う (ちがう): farklı olmak; yanlış olmak
間違える (まちがえる): hata yapmak, yanlış yapmak
消söndürmek; silmek; yok olmakショウき.える · け.す10消す (けす): silmek; söndürmek, kapatmak
消える (きえる): yok olmak, kaybolmak
神tanrı; ruh; zihinシン · ジンかみ · かん- · こう-9神社 (じんじゃ): Şinto tapınağı
神 (かみ): tanrı
番sıra; numara; nöbetバンつが.い12交番 (こうばん): polis kulübesi (koban)
番号 (ばんごう): numara
規kural; ölçü; standartキ11規則 (きそく): kural, yönetmelik
規準 (きじゅん): ölçüt, standart
術teknik; sanat; yöntemジュツすべ11技術 (ぎじゅつ): teknoloji; teknik beceri
美術館 (びじゅつかん): sanat müzesi
備hazırlamak; donatmakビそな.える · そな.わる · つぶさ.に12準備 (じゅんび): hazırlık; hazırlanmak
設備 (せつび): donanım, tesisat
宅ev; konutタク6お宅 (おたく): eviniz (kibar)
宅 (たく): ev; (kendi) eşim
害zarar; hasarガイ10害 (がい): zarar
障害 (しょうがい): engel; arıza
配dağıtmak; yerleştirmekハイくば.る10心配 (しんぱい): endişe; endişelenmek
支配 (しはい): egemenlik, yönetim, denetim
警uyarmak; korumakケイいまし.める19警官 (けいかん): polis memuru
警察 (けいさつ): polis
育büyütmek; yetiştirmek; büyümekイクそだ.つ · そだ.ち · そだ.てる · はぐく.む8教育 (きょういく): eğitim
育てる (そだてる): yetiştirmek, büyütmek
席koltuk, yer; toplantıセキむしろ10席 (せき): koltuk, oturacak yer
出席 (しゅっせき): katılmak, hazır bulunmak
訪ziyaret etmekホウおとず.れる · たず.ねる · と.う11訪ねる (たずねる): ziyaret etmek
訪問 (ほうもん): ziyaret
乗binmek; çarpma (matematik)ジョウ · ショウの.る · -の.り · の.せる9乗る (のる): binmek
乗り物 (のりもの): taşıt, araç
残kalmak; artmak; kalıntıザン · サンのこ.る · のこ.す · そこな.う · のこ.り10残念 (ざんねん): ne yazık; hayal kırıklığı
残る (のこる): kalmak, artmak
想düşünce; hayal; düşünmekソウ · ソおも.う13思想 (しそう): düşünce, fikir
想像 (そうぞう): hayal gücü; tahmin
声sesセイ · ショウこえ · こわ-7声 (こえ): ses
歓声 (かんせい): sevinç çığlığı, tezahürat
念düşünce; dilek; dikkatネン8残念 (ざんねん): ne yazık; hayal kırıklığı
記念 (きねん): anma, hatıra
助yardım etmek; kurtarmakジョたす.ける · たす.かる · す.ける · すけ7援助 (えんじょ): yardım, destek
救助 (きゅうじょ): kurtarma
労emek; zahmetロウろう.する · いたわ.る · いた.ずき · ねぎら · つか.れる · ねぎら.う7苦労 (くろう): zahmet, sıkıntı
労働 (ろうどう): emek, çalışma
例örnekレイたと.える8例えば (たとえば): örneğin
例 (れい): örnek
然öyle; doğal hâlゼン · ネンしか · しか.り · しか.し · さ12偶然 (ぐうぜん): tesadüf; tesadüfen
自然 (しぜん): doğa; doğal
限sınır; sınırlamakゲンかぎ.る · かぎ.り · -かぎ.り9限る (かぎる): sınırlamak
限界 (げんかい): sınır
追kovalamak; izlemekツイお.う9追う (おう): kovalamak, peşinden koşmak
追い付く (おいつく): yetişmek
商ticaret; satmakショウあきな.う11商人 (しょうにん): tüccar, esnaf
商売 (しょうばい): ticaret, iş
葉yaprakヨウは12言葉 (ことば): söz, kelime; dil
葉書 (はがき): kartpostal
伝iletmek; aktarmak; gelenekデン · テンつた.わる · つた.える · つた.う · つだ.う · -づた.い · つて6伝える (つたえる): iletmek, aktarmak
手伝う (てつだう): yardım etmek
働çalışmakドウはたら.く13働く (はたらく): çalışmak
働き (はたらき): çalışma; işlev
形biçim; şekilケイ · ギョウかた · -がた · かたち · なり7形 (かたち): biçim, şekil
人形 (にんぎょう): bebek (oyuncak)
景manzara; görünümケイ12景色 (けしき): manzara
景気 (けいき): piyasa durumu, ekonomik konjonktür
落düşmek; düşürmekラクお.ちる · お.ち · お.とす12落す (おとす): düşürmek
落ちる (おちる): düşmek
好sevmek; hoşlanmakコウこの.む · す.く · よ.い · い.い6好き (すき): sevilen, hoşa giden
大好き (だいすき): çok sevmek
退çekilmek; ayrılmak; geri çekilmekタイしりぞ.く · しりぞ.ける · ひ.く · の.く · の.ける · ど.く9退院 (たいいん): hastaneden çıkmak
引退 (いんたい): emekli olmak, bırakmak
頭baş, kafa; büyük hayvan sayacıトウ · ズ · トあたま · かしら · -がしら · かぶり16頭 (あたま): baş, kafa
頭痛 (ずつう): baş ağrısı
負yenilmek; taşımak, üstlenmek; eksiフま.ける · ま.かす · お.う9負ける (まける): yenilmek, kaybetmek
負け (まけ): yenilgi
渡geçmek; karşıya geçmek; teslim etmekトわた.る · -わた.る · わた.す12渡す (わたす): vermek, teslim etmek
渡る (わたる): karşıya geçmek
失kaybetmek; hataシツうしな.う · う.せる5失敗 (しっぱい): başarısızlık; hata
失う (うしなう): kaybetmek, yitirmek
差fark; uzatmakサさ.す · さ.し10差す (さす): (şemsiye) açmak; uzatmak
交差点 (こうさてん): kavşak
末son; uç; tozマツ · バツすえ · うら · うれ5末 (すえ): son, sonu; toz
粗末 (そまつ): basit, özensiz; değersiz
守korumak; uymakシュ · スまも.る · まも.り · もり · -もり · かみ6留守 (るす): evde olmama
守る (まもる): korumak; (kurala) uymak
若genç; eğerジャク · ニャク · ニャわか.い · わか- · も.しくわ · も.し · も.しくは · ごと.し8若い (わかい): genç
若々しい (わかわかしい): genç görünümlü, dinç
種tür; çeşit; tohumシュたね · -ぐさ14種 (たね): tohum; kaynak
一種 (いっしゅ): bir tür, bir çeşit
美güzel; güzellikビ · ミうつく.しい9美しい (うつくしい): güzel
美術館 (びじゅつかん): sanat müzesi
命hayat; emir; kaderメイ · ミョウいのち8一生懸命 (いっしょうけんめい): var gücüyle, canla başla
命 (いのち): hayat, can
福talih; mutluluk; refahフク13幸福 (こうふく): mutluluk
福 (ふく): iyi talih, uğur
望umut; dilek; arzulamakボウ · モウのぞ.む · もち11希望 (きぼう): umut, dilek
失望 (しつぼう): hayal kırıklığı
非olmayan; değil; hataヒあら.ず8非常に (ひじょうに): son derece, çok
非常 (ひじょう): olağanüstü durum; acil durum
観bakmak; görüş; görünümカンみ.る · しめ.す18観客 (かんきゃく): seyirci
観光 (かんこう): turizm, gezi
察anlamak; sezmek; incelemekサツ14警察 (けいさつ): polis
観察 (かんさつ): gözlem
段basamak; dereceダン · タン9階段 (かいだん): merdiven
段 (だん): basamak; kademe, derece
横yan; yatay; enineオウよこ15横 (よこ): yan; genişlik
横断 (おうだん): karşıdan karşıya geçme
深derinシンふか.い · -ぶか.い · ふか.まる · ふか.める · み-11深い (ふかい): derin
深刻 (しんこく): ciddi, vahim
申söylemek (alçakgönüllü); bildirmekシンもう.す · もう.し- · さる5申す (もうす): söylemek; adı … olmak (alçakgönüllü)
申し上げる (もうしあげる): söylemek, arz etmek (alçakgönüllü)
様tarz; biçim; Bay/Bayan (saygı eki)ヨウ · ショウさま · さん14様 (よう): biçim, tarz; gibi
王様 (おうさま): kral
財servet; mülk; paraザイ · サイ · ゾクたから10財布 (さいふ): cüzdan
財産 (ざいさん): servet, mülk
港limanコウみなと12港 (みなと): liman
空港 (くうこう): havalimanı
識bilmek; ayırt etmekシキし.る · しる.す19意識 (いしき): bilinç
常識 (じょうしき): sağduyu, genel bilgi
呼çağırmak; seslenmekコよ.ぶ8呼ぶ (よぶ): çağırmak; davet etmek
呼吸 (こきゅう): solunum, nefes
達ulaşmak; usta; çoğul ekiタツ · ダ-たち12友達 (ともだち): arkadaş
上達 (じょうたつ): gelişme, ilerleme
良iyi; güzelリョウよ.い · -よ.い · い.い · -い.い7仲良し (なかよし): yakın arkadaş, can dostu
改良 (かいりょう): iyileştirme, geliştirme
候iklim; mevsim; adayコウそうろう10気候 (きこう): iklim
候補 (こうほ): adaylık; aday
程derece; ölçü; kadarテイほど · -ほど12程度 (ていど): derece, düzey
課程 (かてい): program, müfredat
満dolu; dolmak; tatminマン · バンみ.ちる · み.つ · み.たす12不満 (ふまん): memnuniyetsizlik, şikâyet
満足 (まんぞく): memnuniyet, tatmin
敗yenilgi; başarısızlıkハイやぶ.れる11失敗 (しっぱい): başarısızlık; hata
勝敗 (しょうはい): galibiyet ya da mağlubiyet, sonuç
値değer; fiyatチね · あたい10価値 (かち): değer, kıymet
値 (あたい): değer; fiyat
突çarpmak; saplamak; aniトツ · カつ.く8衝突 (しょうとつ): çarpışma; çatışma
突然 (とつぜん): aniden, birdenbire
光ışık; parlamakコウひか.る · ひかり6光 (ひかり): ışık
光る (ひかる): parlamak
路yol; güzergâhロ · ル-じ · みち13道路 (どうろ): yol, karayolu
針路 (しんろ): rota, yön
科bölüm; ders; dalカ9科学 (かがく): bilim
科目 (かもく): ders (okul dersi)
積yığmak; biriktirmek; hacimセキつ.む · -づ.み · つ.もる · つ.もり16積極的 (せっきょくてき): aktif, girişken
積もる (つもる): birikmek, yığılmak (kar vb.)
他başka; diğerタほか5他 (た): başka, diğer
他人 (たにん): başkası; yabancı
処ele almak; işlem; yerショところ · -こ · お.る5処理 (しょり): işlem; halletme
処置 (しょち): tedavi; önlem
太kalın; şişmanタイ · タふと.い · ふと.る4太い (ふとい): kalın
太る (ふとる): kilo almak, şişmanlamak
客misafir; müşteriキャク · カク9客 (きゃく): misafir; müşteri
観客 (かんきゃく): seyirci
否hayır; reddetmek; inkârヒいな · いや7否 (いや): hayır; ret
否定 (ひてい): olumsuzlama; inkâr
師usta; öğretmenシいくさ10医師 (いし): doktor, hekim
技師 (ぎし): mühendis, teknisyen
登tırmanmak; çıkmak; kaydetmekトウ · ト · ドウ · ショウ · チョウのぼ.る · あ.がる12登る (のぼる): tırmanmak, çıkmak
登山 (とざん): dağcılık
易kolay; ticaret; falエキ · イやさ.しい · やす.い8易しい (やさしい): kolay
貿易 (ぼうえき): dış ticaret
速hızlı; hızソクはや.い · はや- · はや.める · すみ.やか10速い (はやい): hızlı
急速 (きゅうそく): hızlı, süratli
存var olmak; bilmek (alçakgönüllü)ソン · ゾンながら.える · あ.る · たも.つ · と.う6ご存じ (ごぞんじ): bilmek (saygılı), bilgi sahibi olma
存在 (そんざい): varlık, var olma
飛uçmak; sıçramakヒと.ぶ · と.ばす · -と.ばす9飛ぶ (とぶ): uçmak; sıçramak
飛行機 (ひこうき): uçak
殺öldürmekサツ · サイ · セツころ.す · -ごろ.し · そ.ぐ · あや.める10殺す (ころす): öldürmek
自殺 (じさつ): intihar
号numara; sayı; işaretゴウさけ.ぶ · よびな5番号 (ばんごう): numara
信号 (しんごう): trafik ışığı; sinyal
単tek; basit; yalnızcaタンひとえ9簡単 (かんたん): kolay, basit
単位 (たんい): birim; kredi (ders)
座oturmak; koltuk; toplulukザすわ.る10座る (すわる): oturmak
座席 (ざせき): koltuk, oturacak yer
破yırtmak; kırmak; bozmakハやぶ.る · やぶ.れる · わ.れる10破産 (はさん): iflas
破る (やぶる): yırtmak; (kural) çiğnemek; yenmek
除çıkarmak; hariç tutmak; temizlemekジョ · ジのぞ.く · -よ.け10掃除 (そうじ): temizlik; temizlemek
除く (のぞく): çıkarmak, hariç tutmak
完tam; bitirmekカン7完成 (かんせい): tamamlanma
完全 (かんぜん): mükemmellik, eksiksizlik
降inmek; yağmakコウ · ゴお.りる · お.ろす · ふ.る · ふ.り · くだ.る · くだ.す10降る (ふる): yağmak (yağmur, kar)
降りる (おりる): inmek
責sorumluluk; suçlamakセキせ.める11責任 (せきにん): sorumluluk
責める (せめる): suçlamak, kınamak
捕yakalamakホと.らえる · と.らわれる · と.る · とら.える · とら.われる · つか.まえる · つか.まる10捕まえる (つかまえる): yakalamak
逮捕 (たいほ): tutuklama
危tehlikeli; tehlikeキあぶ.ない · あや.うい · あや.ぶむ6危ない (あぶない): tehlikeli
危険 (きけん): tehlike
給vermek; maaşキュウたま.う · たも.う · -たま.え12給料 (きゅうりょう): maaş
供給 (きょうきゅう): tedarik, arz
苦acı; sıkıntı; zorクくる.しい · -ぐる.しい · くる.しむ · くる.しめる · にが.い · にが.る8苦い (にがい): acı (tat)
苦痛 (くつう): acı, ıstırap
迎karşılamakゲイむか.える7迎える (むかえる): karşılamak
歓迎 (かんげい): karşılama, hoş geldin
園bahçe; parkエンその13公園 (こうえん): park
動物園 (どうぶつえん): hayvanat bahçesi
具araç; gereç; malzemeグそな.える · つぶさ.に8具合 (ぐあい): durum, hâl; sağlık durumu
道具 (どうぐ): alet, araç
辞söz, kelime; istifa etmekジや.める · いな.む13辞書 (じしょ): sözlük
辞典 (じてん): sözlük
因neden; sebepインよ.る · ちな.む6原因 (げんいん): neden, sebep
要因 (よういん): ana etken
馬atバ · メ · マ · ボ · モうま · ま10馬 (うま): at
馬鹿 (ばか): aptal, salak
愛sevgi; aşkアイいと.しい · かな.しい · め.でる · お.しむ · まな13愛 (あい): sevgi, aşk
愛情 (あいじょう): sevgi, şefkat
富zenginlik; servetフ · フウと.む · とみ12豊富 (ほうふ): bolluk, zenginlik
富 (とみ): servet, zenginlik
彼o (erkek); ötekiヒかれ · かの · か.の8彼 (かれ): o (erkek); erkek arkadaş
彼女 (かのじょ): o (kadın); kız arkadaş
未henüz değil; -sızミ · ビいま.だ · ま.だ · ひつじ5未来 (みらい): gelecek
未満 (みまん): -den az, altında
舞dans etmek; dansブま.う · -ま.う · まい15お見舞い (おみまい): hasta ziyareti; geçmiş olsun
舞台 (ぶたい): sahne
亡ölmek; yok olmak; merhumボウ · モウな.い · な.き- · ほろ.びる · ほろ.ぶ · ほろ.ぼす3亡くなる (なくなる): ölmek, vefat etmek
死亡 (しぼう): ölüm
冷soğuk; soğutmakレイつめ.たい · ひ.える · ひ.や · ひ.ややか · ひ.やす · ひ.やかす · さ.める · さ.ます7冷たい (つめたい): soğuk (dokununca)
冷蔵庫 (れいぞうこ): buzdolabı
適uygun; yerindeテキかな.う14適当 (てきとう): uygun; gelişigüzel, baştan savma
快適 (かいてき): rahat, konforlu
婦kadın; eşフよめ11看護婦 (かんごふ): hemşire (kadın; eski kullanım)
主婦 (しゅふ): ev hanımı
寄yaklaşmak; uğramak; toplamakキよ.る · -よ.り · よ.せる11寄る (よる): uğramak; yaklaşmak
寄付 (きふ): bağış
込kalabalık olmak; içine koymak-こ.む · こ.む · こ.み · -こ.み · こ.める5込む (こむ): kalabalık olmak
人込み (ひとごみ): insan kalabalığı
顔yüz; ifadeガンかお18笑顔 (えがお): gülen yüz
顔付き (かおつき): yüz ifadesi; görünüş
類tür; çeşitルイたぐ.い18種類 (しゅるい): tür, çeşit
書類 (しょるい): belgeler, evrak
余fazla; artık; kalanヨあま.る · あま.り · あま.す · あんま.り7余分 (よぶん): fazlalık, fazla
余裕 (よゆう): zaman/para payı; rahatlık
王kralオウ · -ノウ4王 (おう): kral, hükümdar
王様 (おうさま): kral
返geri vermek; dönmek; cevapヘンかえ.す · -かえ.す · かえ.る · -かえ.る7返す (かえす): geri vermek
返事 (へんじ): cevap, yanıt
妻eş, karıサイつま8妻 (つま): (kendi) eşim, karım
夫妻 (ふさい): karı koca, çift
背sırt; boy; arkaハイせ · せい · そむ.く · そむ.ける9背 (せ): boy
背広 (せびろ): takım elbise
熱ısı; ateş; tutkuネツあつ.い15熱い (あつい): sıcak (dokununca)
熱 (ねつ): ateş (hastalık)
宿konaklamak; hanシュクやど · やど.る · やど.す11宿題 (しゅくだい): ev ödevi
下宿 (げしゅく): pansiyon, kiralık oda
薬ilaçヤクくすり16薬 (くすり): ilaç
薬指 (くすりゆび): yüzük parmağı
険sarp; tehlikeliケンけわ.しい11危険 (きけん): tehlike
冒険 (ぼうけん): macera; risk
頼güvenmek; rica etmekライたの.む · たの.もしい · たよ.る16頼む (たのむ): rica etmek
依頼 (いらい): talep, sipariş
覚hatırlamak; uyanmak; ezberlemekカクおぼ.える · さ.ます · さ.める · さと.る12覚える (おぼえる): hatırlamak; ezberlemek, öğrenmek
覚悟 (かくご): kararlılık; göze alma
船gemi; tekneセンふね · ふな-11船 (ふね): gemi, tekne
造船 (ぞうせん): gemi yapımı
途yolトみち10途中 (とちゅう): yolda; yarı yolda
途端 (とたん): tam … anında
許izin vermek; affetmekキョゆる.す · もと11許可 (きょか): izin
免許 (めんきょ): ehliyet; lisans, ruhsat
抜çekip çıkarmak; atlamak; geçmekバツ · ハツ · ハイぬ.く · -ぬ.く · ぬ.き · ぬ.ける · ぬ.かす · ぬ.かる7抜く (ぬく): çekip çıkarmak; atlamak; geçmek
抜ける (ぬける): çıkmak; dökülmek; eksik kalmak
便kolaylık; posta; dışkıベン · ビンたよ.り9便利 (べんり): kullanışlı, pratik
郵便局 (ゆうびんきょく): postane
留durdurmak; kalmakリュウ · ルと.める · と.まる · とど.める · とど.まる · るうぶる10留学生 (りゅうがくせい): yabancı öğrenci, uluslararası öğrenci
留守 (るす): evde olmama
罪suç; günahザイつみ13罪 (つみ): suç; kabahat
犯罪 (はんざい): suç (yasal)
努çaba göstermekドつと.める7努力 (どりょく): çaba, gayret
努める (つとめる): çalışmak, çabalamak
精öz; ruh; enerji; titizセイ · ショウしら.げる · くわ.しい14精神 (せいしん): ruh; zihin
精々 (せいぜい): en fazla, olsa olsa; elden geldiğince
散dağılmak; saçılmakサンち.る · ち.らす · -ち.らす · ち.らかす · ち.らかる · ち.らばる · ばら · ばら.ける12散歩 (さんぽ): yürüyüş; gezinmek
解散 (かいさん): dağılma; fesih
静sessiz; sakinセイ · ジョウしず- · しず.か · しず.まる · しず.める14静か (しずか): sessiz, sakin
冷静 (れいせい): soğukkanlılık, sakinlik
婚evlilikコン11結婚 (けっこん): evlilik
婚約 (こんやく): nişan
喜sevinmekキよろこ.ぶ · よろこ.ばす12喜ぶ (よろこぶ): sevinmek
喜び (よろこび): sevinç
浮yüzmek (su üstünde); süzülmekフう.く · う.かれる · う.かぶ · う.かべる10浮く (うく): su yüzünde durmak; havaya girmek
浮かぶ (うかぶ): yüzeye çıkmak; akla gelmek
絶kesmek; tükenmek; mutlakゼツた.える · た.やす · た.つ12絶対 (ぜったい): kesinlikle; mutlak
絶滅 (ぜつめつ): nesli tükenme; yok olma
幸mutluluk; şansコウさいわ.い · さち · しあわ.せ8幸運 (こううん): şans, talih
幸福 (こうふく): mutluluk
押itmek; bastırmakオウお.す · お.し- · お.っ- · お.さえる · おさ.える8押す (おす): itmek; basmak (mühür, düğme)
押し入れ (おしいれ): gömme dolap (oshiire)
倒devrilmek; yıkmakトウたお.れる · -だお.れ · たお.す · さかさま · さかさ · さかしま10倒れる (たおれる): devrilmek; yığılıp kalmak
倒す (たおす): devirmek; yenmek
等eşit; sınıf; vb.トウひと.しい · など · -ら12高等学校 (こうとうがっこう): lise
上等 (じょうとう): birinci sınıf, çok iyi
老yaşlı; yaşlanmakロウお.いる · ふ.ける6老い (おい): yaşlılık
老人 (ろうじん): yaşlı kişi
曲bükmek; eğri; ezgi, şarkıキョクま.がる · ま.げる · くま6曲る (まがる): dönmek (köşeyi); bükülmek
作曲 (さっきょく): beste
払ödemek; uzaklaştırmakフツ · ヒツ · ホツはら.う · -はら.い · -ばら.い5払う (はらう): ödemek
支払 (しはらい): ödeme
庭bahçe; avluテイにわ10庭 (にわ): bahçe
家庭 (かてい): aile, ev
徒yaya; öğrenci; boşunaトいたずら · あだ10生徒 (せいと): öğrenci (orta ve lise)
徒歩 (とほ): yürüyerek, yaya
勤çalışmak; görev yapmakキン · ゴンつと.める · -づと.め · つと.まる · いそ.しむ12勤める (つとめる): çalışmak (bir yerde)
勤め (つとめ): iş, görev
遅geç; yavaşチおく.れる · おく.らす · おそ.い12遅い (おそい): geç; yavaş
遅れる (おくれる): geç kalmak
居bulunmak; oturmakキョ · コい.る · -い · お.る8居間 (いま): oturma odası
居る (おる): bulunmak, olmak (alçakgönüllü)
雑karışık; çeşitliザツ · ゾウまじ.える · まじ.る14雑誌 (ざっし): dergi
複雑 (ふくざつ): karmaşıklık
招davet etmek; çağırmakショウまね.く8招待 (しょうたい): davet etmek
招く (まねく): davet etmek; yol açmak
困sıkıntıda olmak; zor durumda kalmakコンこま.る7困る (こまる): zor durumda kalmak
困難 (こんなん): güçlük, zorluk
欠eksik; noksanケツ · ケンか.ける · か.く4欠陥 (けっかん): kusur, eksiklik
欠席 (けっせき): devamsızlık, gelmeme
更yeniden; daha da; değiştirmekコウさら · さら.に · ふ.ける · ふ.かす7更に (さらに): üstelik; daha da
変更 (へんこう): değişiklik
刻oymak; doğramak; zamanコクきざ.む · きざ.み8時刻 (じこく): saat, an
深刻 (しんこく): ciddi, vahim
賛onaylamak; övmekサンたす.ける · たた.える15賛成 (さんせい): onay, destek
賛美 (さんび): övgü
抱kucaklamak; sarılmak; taşımakホウだ.く · いだ.く · かか.える8抱く (いだく): beslemek (duygu); kucaklamak
抱える (かかえる): kucağında taşımak; (sorun) üstlenmek
犯suç; işlemek (suç)ハン · ボンおか.す5犯罪 (はんざい): suç
犯人 (はんにん): suçlu, fail
恐korku; korkmakキョウおそ.れる · おそ.る · おそ.ろしい · こわ.い · こわ.がる10恐怖 (きょうふ): dehşet, korku
恐れる (おそれる): korkmak
息nefes; oğul; faizソクいき10息子 (むすこ): oğul
息 (いき): nefes
遠uzakエン · オンとお.い13遠い (とおい): uzak
遠慮 (えんりょ): çekingenlik; kibarca geri durmak
戻geri dönmek; geri koymakレイもど.す · もど.る7戻る (もどる): geri dönmek
戻す (もどす): geri koymak, eski hâline getirmek
願dilemek; rica etmek; dilekガンねが.う · -ねがい19お願いします (おねがいします): lütfen, rica ederim
願い (ねがい): dilek, istek
絵resim; çizimカイ · エ12絵 (え): resim
絵画 (かいが): resim, tablo
越aşmak; geçmek; taşınmakエツ · オツこ.す · -こ.す · -ご.し · こ.える · -ご.え12引っ越す (ひっこす): taşınmak (ev değiştirmek)
越す (こす): aşmak, geçmek; (yeni yılı) karşılamak
欲istek; arzu; hırsヨクほっ.する · ほ.しい11欲しい (ほしい): istemek, istiyor olmak
食欲 (しょくよく): iştah
痛acı; ağrımakツウいた.い · いた.む · いた.ましい · いた.める12痛い (いたい): acıyan, ağrıyan
痛み (いたみ): acı, ağrı
笑gülmek; gülümsemekショウわら.う · え.む10笑う (わらう): gülmek; gülümsemek
笑顔 (えがお): gülen yüz
互karşılıklı; birbirineゴたが.い · かたみ.に4互い (たがい): karşılıklı
お互い (おたがい): birbiri; karşılıklı
束demet; bağlamakソクたば · たば.ねる · つか · つか.ねる7約束 (やくそく): söz, vaat
束 (たば): demet, deste
似benzemekジに.る · ひ.る7似る (にる): benzemek
真似 (まね): taklit
列sıra; diziレツ · レ6列 (れつ): kuyruk, sıra
列車 (れっしゃ): tren
探aramak; araştırmakタンさぐ.る · さが.す11探す (さがす): aramak
探る (さぐる): araştırmak; nabız yoklamak
逃kaçmakトウに.げる · に.がす · のが.す · のが.れる9逃げる (にげる): kaçmak
逃がす (にがす): kaçırmak, salıvermek
遊oynamak; gezmekユウ · ユあそ.ぶ · あそ.ばす12遊ぶ (あそぶ): oynamak; eğlenmek
遊び (あそび): oyun; eğlence
迷yolunu kaybetmek; kararsız kalmakメイまよ.う9迷子 (まいご): kaybolmuş çocuk
迷惑 (めいわく): rahatsızlık, zahmet
夢rüya; düşム · ボウゆめ · ゆめ.みる · くら.い13夢 (ゆめ): rüya; hayal
夢中 (むちゅう): kendini kaptırma; dalıp gitme
君sen; efendi; hükümdarクンきみ · -ぎみ7君 (きみ): sen (samimi)
君主 (くんしゅ): hükümdar
閉kapamak; kapanmakヘイと.じる · と.ざす · し.める · し.まる · た.てる11閉まる (しまる): kapanmak
閉める (しめる): kapatmak
緒başlangıç; ip; duyguショ · チョお · いとぐち14一緒 (いっしょ): birlikte
情緒 (じょうしょ): duygu, his
折katlamak; kırmak; fırsatセツ · シャクお.る · おり · お.り · -お.り · お.れる7折る (おる): kırmak; katlamak
折れる (おれる): kırılmak; katlanmak
草ot; çimen; taslakソウくさ · くさ- · -ぐさ9草 (くさ): ot, çimen
草履 (ぞうり): zori (Japon sandaleti)
暮akşam; yaşamak; geçinmekボく.れる · く.らす14暮れる (くれる): kararmak (gün); sona ermek
暮れ (くれ): yıl sonu; akşam
酒içki; sakeシュさけ · さか-10お酒 (おさけ): içki; sake
酒 (さけ): içki; sake
悲üzgün; üzülmekヒかな.しい · かな.しむ12悲しい (かなしい): üzgün, hüzünlü
悲劇 (ひげき): trajedi
晴açmak (hava); güneşliセイは.れる · は.れ · は.れ- · -ば.れ · は.らす12晴れ (はれ): açık hava, güneşli hava
晴れる (はれる): (hava) açmak
掛asmak; takmak; harcamakカイ · ケイか.ける · -か.ける · か.け · -か.け · -が.け · か.かる · -か.かる · -が.かる · か.かり · -が.かり · かかり · -がかり11お目に掛かる (おめにかかる): görüşmek (üst kişiyle, alçakgönüllü)
掛け算 (かけざん): çarpma (matematik)
到varmak; ulaşmakトウいた.る8到着 (とうちゃく): varış
到達 (とうたつ): ulaşma, erişme
寝uyumak; yatmakシンね.る · ね.かす · い.ぬ · みたまや · や.める13寝る (ねる): yatmak, uyumak
寝坊 (ねぼう): geç uyanma, uyuyakalma
暗karanlıkアンくら.い · くら.む · くれ.る13暗い (くらい): karanlık; kasvetli
暗記 (あんき): ezber, ezberleme
盗çalmakトウぬす.む · ぬす.み11盗む (ぬすむ): çalmak
強盗 (ごうとう): soygun
吸emmek; solumak; içmek (sigara)キュウす.う6吸う (すう): (sigara) içmek; emmek; solumak
吸収 (きゅうしゅう): emme, soğurma
陽güneş; güneş ışığıヨウひ12太陽 (たいよう): güneş
陽気 (ようき): neşe; hava, mevsim
御saygı öneki; yönetmekギョ · ゴおん- · お- · み-12御飯 (ごはん): pişmiş pirinç; yemek
晩御飯 (ばんごはん): akşam yemeği
歯dişシよわい · は · よわ.い · よわい.する12歯 (は): diş
歯医者 (はいしゃ): diş hekimi
忘unutmakボウわす.れる7忘れる (わすれる): unutmak
忘れ物 (わすれもの): unutulan eşya
雪karセツゆき11雪 (ゆき): kar
吹雪 (ふぶき): kar fırtınası, tipi
吹üflemek; esmekスイふ.く7吹く (ふく): esmek; üflemek
吹雪 (ふぶき): kar fırtınası, tipi
娘kız evlat; genç kızジョウむすめ · こ10娘 (むすめ): kızım; genç kız
誤yanlış; hataゴあやま.る · -あやま.る14誤り (あやまり): hata, yanlışlık
誤解 (ごかい): yanlış anlama
洗yıkamakセンあら.う9洗う (あらう): yıkamak
洗濯 (せんたく): çamaşır yıkama
畑tarla; bostanはた · はたけ · -ばたけ9畑 (はたけ): tarla
慣alışmakカンな.れる · な.らす14習慣 (しゅうかん): alışkanlık; gelenek
慣れる (なれる): alışmak
礼teşekkür; selam, reverans; görgüレイ · ライ5お礼 (おれい): teşekkür
礼 (れい): teşekkür; selam, reverans
窓pencereソウ · スまど · てんまど · けむだし11窓 (まど): pencere
窓口 (まどぐち): gişe
昔eski zaman; geçmişセキ · シャクむかし8昔 (むかし): eskiden, eski zamanlar
貧yoksul; yoksullukヒン · ビンまず.しい11貧しい (まずしい): yoksul
貧困 (ひんこん): yoksulluk
怒kızmak; öfkeド · ヌいか.る · おこ.る9怒る (おこる): kızmak
怒り (いかり): öfke
泳yüzmekエイおよ.ぐ8泳ぐ (およぐ): yüzmek
水泳 (すいえい): yüzme
祖ata; kurucuソ9お祖父さん (おじいさん): dede; yaşlı adam
祖父 (そふ): dede (kendi dedem)
杯kadeh; bardak sayacıハイさかずき8乾杯 (かんぱい): şerefe; kadeh kaldırma
杯 (さかずき): sake kadehi
疲yorulmakヒつか.れる · -づか.れ · つか.らす10疲れる (つかれる): yorulmak
疲れ (つかれ): yorgunluk
皆herkes; hepsiカイみな · みんな9皆さん (みなさん): herkes (hitap)
皆 (みな): herkes
鳴ötmek; çalmak (ses)メイな.く · な.る · な.らす14鳴く (なく): ötmek; havlamak; miyavlamak (hayvan)
鳴る (なる): çalmak, ses çıkarmak
腹karınフクはら13腹 (はら): karın
空腹 (くうふく): açlık
煙dumanエンけむ.る · けむり · けむ.い13煙 (けむり): duman
禁煙 (きんえん): sigara içmek yasaktır
眠uyumak; uykuluミンねむ.る · ねむ.い10眠い (ねむい): uykulu
眠る (ねむる): uyumak
怖korkmak; korkunçフ · ホこわ.い · こわ.がる · お.じる · おそ.れる8怖い (こわい): korkunç
恐怖 (きょうふ): dehşet, korku
耳kulakジみみ6耳 (みみ): kulak
初耳 (はつみみ): ilk kez duyulan şey
頂tepe, zirve; almak (alçakgönüllü)チョウいただ.く · いただき11頂上 (ちょうじょう): zirve, doruk
頂点 (ちょうてん): zirve; tepe noktası
箱kutuソウはこ15箱 (はこ): kutu
晩akşam; geceバン12晩 (ばん): akşam
今晩 (こんばん): bu akşam
寒soğukカンさむ.い12寒い (さむい): soğuk (hava)
寒帯 (かんたい): kutup kuşağı, soğuk kuşak
髪saçハツかみ14髪 (かみ): saç
髪の毛 (かみのけ): saç (tel tel)
忙meşgulボウ · モウいそが.しい · せわ.しい · おそ.れる · うれえるさま6忙しい (いそがしい): meşgul, yoğun
多忙 (たぼう): çok yoğunluk, iş yükü
才yetenek; yaşサイ3才能 (さいのう): yetenek
天才 (てんさい): dâhi
粧süslenmek; makyajショウ12化粧 (けしょう): makyaj
靴ayakkabıカくつ13靴 (くつ): ayakkabı
靴下 (くつした): çorap
恥utanç; utanmakチは.じる · はじ · は.じらう · は.ずかしい10恥ずかしい (はずかしい): utanmak; utanç verici
恥 (はじ): utanç, ayıp
偶tesadüf; çift sayıグウたま11偶 (たま): ara sıra, seyrek
偶然 (ぐうぜん): tesadüf; tesadüfen
偉büyük, saygın; üstünイえら.い12偉大 (いだい): büyüklük, yücelik
偉い (えらい): saygın, büyük; takdire değer
尻kalça; popo; arkaコウしり5尻 (しり): kalça, popo
猫kediビョウねこ11猫 (ねこ): kedi
幾kaç; birkaçキいく- · いく.つ · いく.ら12幾分 (いくぶん): biraz, bir ölçüde
幾多 (いくた): pek çok, sayısız
脇koltuk altı; yanキョウわき · わけ10脇 (わき): yan, kenar; koltuk altı
鍋tencereカなべ17鍋 (なべ): tencere; güveç (nabe)
袖kol (giysi)シュウそで10袖 (そで): kol (giysi)
頃sıralarda; zamanケイ · キョウころ · ごろ · しばら.く11頃 (ころ): sıralarda, civarında; zaman
近頃 (ちかごろ): son zamanlarda
謎bilmece; gizemメイ · ベイなぞ16謎 (なぞ): bilmece; gizem
謎謎 (なぞなぞ): bilmece
挨yaklaşmak (selamlaşmada)アイひら.く10挨拶 (あいさつ): selam, selamlaşma
餌yemジ · ニえ · えば · えさ · もち14餌 (えさ): yem
膝diz; kucakシツひざ15膝 (ひざ): diz; kucak
諦vazgeçmek; hakikatテイ · タイあきら.める · つまびらか · まこと16諦める (あきらめる): vazgeçmek
諦め (あきらめ): kabullenme, vazgeçme
僅çok az; yalnızcaキン · ゴンわず.か12僅か (わずか): çok az; yalnızca
戚akraba; kederソク · セキいた.む · うれ.える · みうち11親戚 (しんせき): akraba
拶yaklaşmak (selamlaşmada)サツせま.る9挨拶 (あいさつ): selam, selamlaşma
溺boğulmak; kendini kaptırmakデキ · ジョウ · ニョウいばり · おぼ.れる13溺れる (おぼれる): boğulmak; kendini kaptırmak
籠sepet; kafes; kapanmakロウ · ルかご · こ.める · こも.る · こ.む22籠 (かご): sepet; kafes

Bu listede neler dikkat çekiyor?

Bu 387 kanjinin dörtte üçe yakını, Japon çocuklarının ilkokulun 3. ile 6. sınıfları arasında öğrendiği karakterlerdir. Aşağıdaki gözlemleri sayfadaki veriyi tek tek sayarak çıkardık. Hangi kalıpların baskın olduğunu bilmek, kanjileri tek tek değil gruplar hâlinde öğrenmeni sağlar.

Japon okulunda öğretildiği düzeyKanji sayısıÖrnekler
İlkokul 1–2. sınıf37市, 内, 回, 数, 頭
İlkokul 3–4. sınıf172相, 定, 議, 民, 選
İlkokul 5–6. sınıf113政, 経, 現, 権, 認
Ortaokul ve sonrası65歳, 与, 突, 彼, 込

Tabloda ilkokul 1–2. sınıf kanjilerinin de bulunması sana ilk bakışta tuhaf gelebilir. Bunlar 市, 回, 頭 gibi basit karakterlerdir, ama okunuşları ve kullanımları N3 düzeyinde genişler. Ortaokul grubundaki 彼, 寝, 忙 gibi kanjileri ise muhtemelen zaten tanıyorsun; karmaşık görünseler de günlük hayatta çok sık geçerler.

Çince okunuşların yarısından fazlası uzun ünlü ya da ン ile biter

Her kanjinin ilk on okunuşuna bakınca 85’inin ウ, 63’ünün イ ile bittiğini görürsün; bunlar uzun ünlü üretir (コウ, セイ). 72 kanjinin okunuşu ise ン ile biter. Toplamda 220 kanji, yani listenin yüzde 57’si bu üç grupta toplanır. Bu yüzden kanji okuma sorularında せいじ ile せじ gibi yalnız uzunlukla ayrılan seçeneklere hazırlıklı ol.

İkinci önemli grup ク, ツ, キ, チ ile biten 79 okunuştur. Bu kanjiler kelimenin başında durduğunda ve sonraki kanji k, s, t ya da h sesiyle başladığında küçük っ üretebilir; h sesi bu durumda p’ye döner. Listedeki örneklerden 学期 (がっき), 失敗 (しっぱい), 列車 (れっしゃ) ve 欠席 (けっせき) bu kurala uyar. 確実 (かくじつ) ise ikinci kanji ötümlü bir sesle başladığı için ikizleşmez.

Aynı on okunuşunu paylaşan büyük aileler var

Listede en kalabalık ses ailesi コウ‘dur: 11 kanjinin ilk on okunuşu budur (交, 向, 構, 好, 港, 候, 光, 降, 幸, 更, 尻). Onu トウ (9 kanji) ve セイ (8 kanji) izler. Bu, dinlemede ve okunuştan kanji seçme sorularında sesin tek başına yetmeyeceği anlamına gelir. Örnek kelimeler arasında da aynı okunan çiftler var: 科学 ve 化学 ikisi de かがく okunur. Japonlar konuşmada karışıklığı önlemek için ikincisine ばけがく da der.

Yedi bileşen listenin önemli bir kısmını taşır

KANJIDIC2’nin resmî kök (radikal) atamalarına göre en sık kökler 人 (23 kanji), 辶 (19), 水 (17), 心 (16), 宀 (15), 手 (15) ve 言’dir (14). Bileşen sözlüğü KRADFILE ile görsel parçalara bakınca tablo daha da netleşir:

  • 辶 (yürümek, yol): 20 kanjide geçer, çoğu hareket ya da mesafe bildirir: 連, 進, 過, 追, 退, 迎, 返, 遅, 遠, 逃, 遊, 迷.
  • 亻 (insan): 25 kanjide geçer, çoğu kişi ya da ilişki bildirir: 信, 任, 係, 位, 供, 伝, 働, 例.
  • 氵 (su): 18 kanjide geçer, çoğu akış ya da sıvı bildirir: 流, 消, 渡, 深, 港, 満, 浮, 洗, 泳.
  • 扌 (el): 16 kanjide geçer, çoğu el hareketi bildirir: 指, 投, 打, 捕, 抜, 押, 払, 招, 抱, 探, 折.
  • 言 (söz): 15 kanjide geçer, çoğu konuşma ya da düşünce bildirir: 議, 調, 談, 説, 論, 訪, 許, 誤.
  • 心 ve 忄 (kalp): 19 kanjide geçer, çoğu duygu bildirir: 感, 想, 念, 愛, 恐, 悲, 怒, 情, 慣, 怖, 忙.
  • 糸 (iplik): 9 kanjide geçer, çoğu bağ ya da süreklilik bildirir: 経, 約, 続, 組, 給, 絶, 絵, 緒.

Bileşen anlamı her zaman kelime anlamını vermez; 絵 (resim) iplikle ilgili değildir. Yine de yeni bir kanjiyi “el + ses ipucu” ya da “kalp + ses ipucu” diye bölmek, onu ezberlemekten çok daha kolay akılda tutar.

Bazı bileşenler okunuşu da ele verir

Kanjilerin çoğu bir anlam parçası ile bir ses parçasından oluşur. Bu listede ses parçasının işe yaradığı birkaç güvenilir grup var:

Ses parçasıKanjilerOrtak on okunuşu
青晴, 静, 精 (情 çoğunlukla ジョウ okunur)セイ
皮疲, 彼ヒ
非非, 悲ヒ
責責, 積セキ
韋違, 偉イ
共共, 供キョウ
包 / 召 / 兆抱 / 招 / 逃ホウ / ショウ / トウ

On iki kanjinin örnekleri geçişli-geçişsiz fiil çiftidir

Listede 12 kanjinin iki örnek kelimesi aynı kökten bir geçişsiz ve bir geçişli fiildir: 決まる / 決める, 続く / 続ける, 直る / 直す, 戻る / 戻す, 閉まる / 閉める, 倒れる / 倒す, 消える / 消す, 落ちる / 落す, 抜ける / 抜く, 渡る / 渡す, 折れる / 折る, 逃げる / 逃がす. Bu çiftleri tek kart olarak çalış; kanji aynı kalır, değişen yalnız kanjiden sonra gelen hiragana kısmıdır.

Yirmi kanji listeye örnek kelimeleri sayesinde girdi

Jonathan Waller’ın N3 kanji listesinde 367 karakter var. OpenJLPT, N3 kelimelerinde geçen ama hiçbir seviyeye atanmamış 20 kanjiyi de bu seviyeye ekledi: 的, 可, 身, 畑, 粧, 尻, 脇, 鍋, 袖, 頃, 謎, 挨, 餌, 膝, 諦, 僅, 戚, 拶, 溺, 籠. Bunların çoğu yalnız tek bir kelimede kullanılır: 挨拶 (selam), 親戚 (akraba), 化粧 (makyaj). Tablodaki tek örnekli 18 kanjinin 14’ü bu gruptandır.

Bu grubun 15’i (挨, 拶, 戚, 僅, 溺, 籠, 謎, 餌, 膝, 諦, 頃, 袖, 鍋, 脇, 尻) resmî kanji listesine (jōyō kanji) ancak 2010 revizyonunda girdi. Bu yüzden eski metinlerde あいさつ gibi hiragana yazımlara da rastlarsın. Bugün 挨拶 ve 親戚 kanjiyle yazılır; okuyabilmen yeterlidir.

Hangi kanjiler birbirine karışır?

Bu listede en sık karışan kanjiler, aynı kun okunuşunu paylaşan çiftlerdir. Hiraganayla verilen bir kelimenin kanjisini seçerken (yazım soruları) ikisi de doğru görünür. Aşağıdaki çiftlerin her iki üyesi de bu sayfadadır. Ayırmanın yolu, her birini tipik bir kalıpla birlikte ezberlemektir.

OkunuşBirinci kullanımİkinci kullanım
なおる風邪が治る: soğuk algınlığı geçer (hastalık, yara)時計が直る: saat onarılır (eşya, hata)
あらわす気持ちを表す: duygusunu ifade eder姿を現す: ortaya çıkar, görünür
つとめる会社に勤める: bir şirkette çalışır解決に努める: çözmek için çabalar; 司会を務める: sunuculuk görevini üstlenir
おさめる国を治める: ülkeyi yönetir成功を収める: başarı elde eder
さす指で指す: parmakla gösterir傘を差す: şemsiye açar
やさしい優しい人: nazik insan易しい問題: kolay soru
さめる目が覚める: uyanırお茶が冷める: çay soğur

İkinci risk grubu, birbirine benzeyen şekillerdir. Bunları yan yana yazıp farkı kendi gözünle görmek, tek tek bakmaktan daha etkilidir.

  • 未 ve 末: 未‘de üst yatay çizgi kısadır, anlamı “henüz değil”dir (未来, gelecek). 末‘te üst çizgi uzundur, anlamı “son”dur (週末, hafta sonu).
  • 申 ve 由: 申‘de dikey çizgi üstten ve alttan taşar; 由‘da yalnız üstten taşar.
  • 責 ve 積: ikisi de セキ okunur; 積 soluna tahıl parçası (禾) alır ve “yığmak” anlamı taşır.
  • 識 ve 職: sağ yarıları aynıdır; söz parçalı (言) olan “bilmek” (常識), kulak parçalı (耳) olan “iş” anlamındadır (就職).
  • 違 ve 偉: ikisi de イ okunur; yol parçalı olan “farklı olmak”, insan parçalı olan “saygın” demektir.
  • 疲 ve 痛: ikisi de hastalık çatısı (疒) taşır; biri “yorulmak”, diğeri “acımak” anlamındadır.

Örnek kelimelerdeki yazım farkına dikkat: tabloda 落す ve 曲る biçimleri sözlükte geçtiği gibi verildi. Gazetede ve resmî yazıda bugün 落とす ve 曲がる yazılır. Yazım sorusunda okurigana farkına takılmamak için standart biçimi öğren.

387 kanjiyi nasıl kalıcı öğrenirsin?

En verimli yol, her kanjiyi bir örnek kelimeyle aralıklı tekrar sistemine koymaktır. Bellek araştırmaları iki ilkede birleşir. Birincisi, bilgiyi aynı gün üst üste tekrar etmek yerine günlere yaymak kalıcılığı belirgin biçimde artırır (aralıklı tekrar etkisi). İkincisi, cevaba bakmadan hatırlamaya çalışmak yeniden okumaktan daha güçlü iz bırakır (sınanma etkisi). Anki gibi kart programları bu iki ilkeyi otomatik uygular.

1
Kartı kelimeyle kur

Ön yüze kanjiyi değil örnek kelimeyi yaz: 政治. Arka yüze okunuşu, Türkçe anlamı ve kanjinin tek başına anlamını koy. Kanji tek başına seyrek okunur; sınavda ve metinde onu hep bir kelimenin içinde görürsün.

2
Önce tanı, sonra üret

İlk turda kanjiyi görünce okunuşunu ve anlamını hatırlamaya çalış. Kart oturduktan sonra ters yönü ekle: Türkçe anlamdan ya da hiraganadan kanjiyi zihninde canlandır. İkinci yön yazım sorularına hazırlar.

3
Elle birkaç kez yaz

JLPT’de kanji yazdırılmaz, ama benzer şekilleri ayırt etmen gerekir. Karıştırdığın kanjiyi çizgi sırasına uyarak üç dört kez yazmak, gözünün farkı yakalamasını kolaylaştırır. Çizgi sırasını KanjiVG verisini kullanan sözlüklerde görebilirsin.

4
Metinde yakala

Haftanın kanjilerini süreli okuma metinlerinde ara. Bir kanjiyi kartta tanıyıp metinde tanıyamıyorsan, onu ayrıca not et ve ertesi gün yeniden çalış.

10 haftalık tekrar planı

Aşağıdaki plan listeyi tablodaki sırayla, haftada 40 kanjiyle ilerletir. Günde 6 yeni kanji ve onların örnek kelimeleri demektir. Gazete sıklığına göre sıralandığı için ilk haftalar soyut ve resmî kanjilerle başlar. Son haftalarda 猫, 靴, 鍋 gibi gazetede seyrek ama konuşmada çok sık karakterler gelir; bunlar genelde daha hızlı öğrenilir.

HaftaListe sırasıİlk ve son kanjiOdak
11–40政 … 和Siyaset ve kurum kanjileri; 政治, 関係 gibi bileşikler
241–80機 … 任Geçişli-geçişsiz çiftler (続く / 続ける)
381–120引 … 与İlk iki haftanın genel tekrarı ve yeni grup
4121–160供 … 限Aynı okunan çiftler (易しい / 優しい)
5161–200追 … 満辶 ve 亻 bileşenli kanjiler
6201–240敗 … 彼Ara değerlendirme: 1–200 arası rastgele kart turu
7241–280未 … 等Benzer şekiller (未 / 末)
8281–320老 … 折Duygu kanjileri (心, 忄)
9321–360草 … 箱Günlük hayat kanjileri; ev, beden, hava
10361–387晩 … 籠2010’da eklenen kanjiler ve tüm listenin tekrarı

Bu tempo herkese uymaz. Japonca çalışmaya günde yarım saatten az ayırabiliyorsan haftayı 25–30 kanjiye indir; listeyi hızlı bitirmek, kartları biriktirip tekrarı aksatmaktan iyi değildir. Tekrar kuyruğun her gün yeni kart sayısının birkaç katına çıktığında bir iki gün yeni kart eklemeyi durdur.

Türkçe konuşan biri kanjide nereden avantaj sağlar?

Türkçe sana ek mantığıyla çalışan kanjilerde ve kelime tınısında belirgin bir kolaylık verir. Japonca kanji bileşikleri, eklemeli bir dil konuşan birine sandığından daha tanıdık gelir.

Bazı kanjiler Türkçe ek gibi çalışır

Listedeki 的, 化, 性, 非 ve 未 çoğu zaman bir kelimenin önüne ya da arkasına eklenen yapı taşlarıdır. Türkçedeki türetme eklerine benzer şekilde, kökün anlamını sabit bir yönde değiştirirler:

KanjiTürkçe karşılığıÖrnek
〜的-sel, -sal, -ce積極的 (せっきょくてき): aktif, girişken
〜化-leşme, -laşma国際化 (こくさいか): uluslararasılaşma
〜性-lik, nitelik可能性 (かのうせい): olasılık
非〜-dışı, gayri-非常 (ひじょう): olağanüstü durum
未〜henüz … -memiş未来 (みらい): gelecek, “henüz gelmemiş olan”

Kun ve on farkı Türkçedeki öz ve alıntı kelime farkına benzer

Japoncada kun okunuşlu kelimeler gündelik, on okunuşlu bileşikler daha resmî tınlar. 本を返す “kitabı geri vermek”, 本を返却する ise “kitabı iade etmek” gibidir. Türkçede de “geri vermek” günlük konuşmaya, “iade etmek” kütüphane ve resmî yazıya yakındır. Bu sezgiyi kullanırsan okuma metinlerinde hangi kelimenin hangi üsluba ait olduğunu daha kolay sezersin.

Uzunluk farkını kulağına öğret

Türkçede ünlü uzunluğu çoğu zaman anlam ayırmaz; Japoncada ise こう ile こ ayrı hecelerdir. Bu listedeki on okunuşlarının yarısından fazlası uzun ünlüyle bittiği için, örnek kelimeleri sesli okumadan geçme. Uzun ünlüyü iki vuruş gibi sayarak okumak, okunuş sorularındaki çeldiricileri fark etmeni kolaylaştırır.

Okunuşu klavyeyle sına

Bilgisayarına ya da telefonuna Japonca giriş yöntemi (IME) ekle ve örnek kelimeleri Latin harfleriyle yazmayı dene. seiji yazıp listede 政治 çıkıyorsa okunuşu doğru biliyorsun demektir; çıkmıyorsa uzunluğu ya da çift ünsüzü yanlış hatırlıyorsundur.

Pratik ipuçları

  • Kelimeyle başla: her kanjiyi en az bir örnek kelimesiyle öğren, tek başına anlamıyla yetinme.
  • Kendi Türkçe hikâyeni kur: 働 (çalışmak) “insan (亻) hareket eder (動)” diye akılda kalır; bu kanji Japonya’da üretilmiş bir karakterdir.
  • Çiftleri birlikte çalış: aynı okunan ya da benzer görünen kanjileri aynı oturumda, yan yana tekrar et.
  • Seyrek okunuşu ertele: tablodaki eski kun okunuşlarını ilk turda atla, örnek kelimelerdekilere odaklan.
  • Resmî soru biçimini gör: kanji okuma ve yazım sorularının nasıl kurulduğunu JLPT örnek soru sayfasından incele.
  • Hata günlüğü tut: yanlış okuduğun her kelimeyi tarihle not et ve haftalık tekrarına ekle.

Bu listeden sonra nereye geçersin?

Kanjiler kelimelerin içinde anlam kazanır, bu yüzden bu listeyi kelime listeleriyle birlikte yürüt. N3 kelimeleri okunuş sırasına göre üç parçaya bölündü: kelime listesi 1/3, kelime listesi 2/3 ve kelime listesi 3/3. Kanjileri cümle içinde görmek için N3 dilbilgisi sayfasındaki örnek cümleleri sesli oku.

Öğrendiklerini sınamak istediğinde N3 çıkmış sorular sayfasındaki özgün okunuş ve yazım alıştırmalarını çöz. Kart destesine hazır bir başlangıç istiyorsan kelime kartları aracına bak. Bu listeyi bitirdiğinde sıradaki adım N2 kanji listesidir.

Ücretsiz bir ders ortamı arıyorsan Japan Foundation’ın JF Japanese e-Learning Minato platformunun kurs filtresinde kana ve kanji kategorileri bulunur; kursların bir kısmı ücretsiz, bir kısmı ücretlidir.

Sık sorulan sorular

Başka sitelerde N3 için 367 kanji görüyorum; burada neden 387 var?

Fark, listenin hangi kaynaktan derlendiğinden gelir. Jonathan Waller’ın topluluk listesinde N3 için 367 kanji var. OpenJLPT bunlara, N3 kelimelerinde geçen ama hiçbir seviyeye atanmamış 20 kanjiyi ekledi. Resmî bir liste olmadığı için iki sayı da yaklaşık kabul edilmelidir.

Tablodaki kun okunuşlarının hepsini ezberlemem gerekir mi?

Gerekmez. KANJIDIC2 bir kanjinin tarihsel ve seyrek okunuşlarını da listeler. N3 için önce örnek kelimelerde geçen okunuşları öğren. Geri kalanları okuma metinlerinde karşına çıktıkça eklersin.

N4 kanjilerini bilmeden bu listeye başlayabilir miyim?

Başlayabilirsin, ama verimsiz olur. Bu sayfadaki örnek kelimelerin birçoğu alt seviyedeki kanjileri de içerir; 会議 kelimesindeki 会 N5 düzeyindedir. N4 listesini en azından tanıma düzeyinde bitirmek, N3 kartlarını çok daha hızlı oturtur.

Listede neden 猫 ve 鍋 gibi basit görünen kanjiler sonlarda?

Sıralama gazete sıklığına göredir, zorluk ya da gündelik önem sırasına göre değil. 猫 ve 鍋 konuşmada çok sık geçer ama haber metninde seyrektir. 鍋 ayrıca resmî kanji listesine 2010’da girdi.

Kanjileri liste sırasıyla mı, bileşenlerine göre mi çalışmalıyım?

İkisini birleştirmek en pratik yoldur. Yeni kanjileri liste sırasıyla al, tekrar oturumlarında ise aynı bileşeni ya da okunuşu paylaşanları yan yana koy. Böylece sık kanjileri önce öğrenirsin, benzerleri de birbirinden ayırmayı alışkanlık hâline getirirsin.

Günde kaç kanji öğrenmek gerçekçi?

Çoğu kişi için günde 5 ile 10 arası sürdürülebilir bir aralıktır. Asıl sınır yeni kanji değil, birikmiş tekrar yüküdür. Günde 6 kanjiyle liste yaklaşık 10 haftada biter; tekrar yükün arttıkça hızı düşürmekten çekinme.

Örnek kelimelerdeki 打合せ ve 支払 yazımları doğru mu?

İkisi de kullanılan yazımlardır. İş yazışmalarında ve resmî belgelerde okurigana kısaltılarak 打合せ ve 支払 yazılabilir. Gündelik metinde daha çok 打ち合わせ ve 支払い biçimlerini görürsün; iki yazımı da tanıman yeterlidir.

Kaynaklar

Sıradaki adım